Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/1380 E. 2021/3953 K. 30.06.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/1380
KARAR NO : 2021/3953
KARAR TARİHİ : 30.06.2021

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde tüm davalılar vekili Av…. ve davacı vekili Av…. tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü.

-K A R A R-

Hükmüne uyulan Yargıtay 17. Hukuk Dairesi’nin 20.03.2019 gün, 2016/13698 E- 2019/3260 K sayılı ilamında “…. davalı …’den davalı …’ya devredildiği tarih olan 28.03.2013 tarihindeki kamu borçlularının vergi asıl ve cezaları ile birlikte toplam borcunun belirlenerek o miktarla sınırlı olarak iptale karar verilmesi gerekirken tasarruf tarihindeki sorumlu olduğu vergi borcu belirlenmeksizin davanın kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı, 6183 sayılı yasanın 38. maddesi ve 1136 sayılı Avukatlık Kanunun 168.maddesinde 16.06.2009 tarihinde ve 5904 sayılı Kanunun 35. maddesi ile yapılan değişiklik sonucu hazırlanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü hakkında Kanunun uygulamasından doğan her türlü davalar için avukatlık ücreti tutarının maktu olarak belirlenmesi gerektiği” gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm süresi içerisinde davacı vekili ve davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine, karar vermek gerekmiştir.
2-Dava 6183 sayılı Yasa’nın 24. ve devamı maddelerine dayalı olarak açılan tasarrufun iptali davasına ilişkindir.
Mahkemece konusunda uzman bilirkişiden, tasarruf tarihi itibari ile(28.03.2013) doğmuş vergi borcununda tespiti yapılarak, tasarruf tarihi itibari ile doğmuş olan vergi aslı ve ferileri üzerinden iptal kararı verilmesi gerekirken, uzman bilirkişide rapor alınmaksızın, davacının dava dilekçesinde belirttiği dava değeri üzerinden hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Kabule göre de; mahkemece … ada, .. parsel yönünden hüküm kurması gerekirken 10 parsel yönünden kurulması da doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bette açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin ve davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılara geri verilmesine 30/06/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.