Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2021/7454 E. 2021/10756 K. 17.06.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/7454
KARAR NO : 2021/10756
KARAR TARİHİ : 17.06.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
MÜŞTEKİ SANIK : …
SUÇLAR : Kasten yaralama
HÜKÜMLER : Mahkumiyet, hükmün açıklanmasının geri bırakılması
TEMYİZ EDENLER : Katılan sanık müdafii, müşteki sanık müdafii

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1)Katılan sanık … hakkında kasten yaralama suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına yönelen temyiz sebeplerinin yapılan incelemesinde;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.02.2009 gün 2009/13-12 sayılı kararı uyarınca, katılan sanık hakkında 5271 sayılı CMK’nin 231. maddesi gereğince verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, CMK’nin 231/12. maddesi uyarınca itirazı kabil olup, temyizinin mümkün bulunmadığı, itiraz üzerine mercii tarafından itirazın incelenerek reddedildiği anlaşılmakla, dosyanın incelenmeksizin mahalline İADESİ için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
2)Müşteki sanık … hakkında kasten yaralama suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelen temyiz sebeplerinin yapılan incelemesinde;
a)Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 25.04.2017 gün, 2015/1167 Esas ve 2017/247 sayılı kararında belirtildiği üzere, müşteki sanığa ek savunma hakkı tanınmadan, iddianamede gösterilmeyen 5237 sayılı TCK’nin 87/1-son maddesinin uygulanması suretiyle Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (Pelissier ve Sassi/Fransa, No: 25444/94, P. 67, Sadak ve diğerleri/Türkiye No: 29900/96, 29901/96, 29902/96, 29903/96, 17.07.2001) kararlarında belirtildiği üzere, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin “Adil yargılanma hakkı” başlıklı 6. maddesine, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36. maddesine ve CMK’nin 226. maddesine muhalefet edilerek müşteki sanığın savunma hakkının kısıtlanması,
b)Müşteki sanık …’in katılan sanık …’i orta (3.) derece kemik kırığı ve hayati tehlike oluşturacak şekilde kasten yaraladığı olayda, birden fazla nitelikli hal (TCK’nin 87/3, 87/1-d maddeleri) ihlaline neden olan müşteki sanık hakkında, 5237 sayılı TCK’nin 86/1. maddesi gereğince temel cezaya hükmedilirken, 5237 sayılı TCK’nin 61. maddesindeki ölçütler ve TCK’nin 3. maddesindeki cezada orantılılık ilkesi de dikkate alınarak, sonuca etkili olacak şekilde alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi,
c)Müşteki sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 86/1. maddesi uyarınca belirlenen 1 yıl hapis cezasının, TCK’nin 87/1-d. maddesi uyarınca bir kat artırılıp 2 yıl hapis cezası olarak belirlenmesinden sonra, aynı maddenin son fıkrası uyarınca 3 yıl hapis cezasına hükmedilmesi yerine, denetime imkan vermeyecek şekilde kanun maddesi olarak TCK’nin 87/1-d. bendi de gösterilmeksizin TCK’nin 87/1-son maddesi uyarınca doğrudan 3 yıl hapis cezasına hükmolunması,
d)Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi ve 15/04/2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinin 3. fıkrasının 1. cümlesine “ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere “denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen” ibarelerinin eklenmesi nedenleriyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan sanık müdafiinin ve müşteki sanık müdafiinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 17.06.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.