YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/3782
KARAR NO : 2021/8790
KARAR TARİHİ : 29.04.2021
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalılardan … vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, müvekkilinin davalı Belediyede hizmet alımı yapılan şirketler nezdinde bekçi olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin haksız şekilde sona erdirildiğini herhangi bir ödeme yapılmadığını, ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı ile bir kısım işçilik alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalılar; husumet yönünden davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne dair verilen karar davalı … Belediyesi vekilince temyiz edilmiş, Yargıtay (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesi’nin 2017/24558 esas ve 2019/18952 karar sayılı ilamı ile “….Dosya içeriğine göre; Mahkemece davalı … ile davacının nezdinde çalıştığı şirketler arasında geçerli bir asıl işveren-alt işveren ilişkisi bulunduğu kabul edildiği halde hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının ilave tediye eklenerek hesaplanan giydirilmiş brüt ücret üzerinden hesaplanan kıdem ve ihbar tazminatının hüküm altına alınması isabetli olmamıştır. Yargıtay (Kapatılan) 7. Hukuk Dairesince incelenen 2015/ 23494 esas – 2015/ 18169 karar sayılı 06.10.2015 tarihli karar ile onanmasına karar verilen emsal nitelikteki dosyada ilave tediye dikkate alınmaksızın hesaplanan miktarların hüküm altına alındığı anlaşılmaktadır. İlave tediye eklenerek hesaplanan giydirilmiş brüt ücret ve bu ücret üzerinden hesaplanan kıdem ve ihbar tazminatının Mahkemece kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. . ” gerekçesi ile bozma kararı verilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verilerek devam edilen yargılama sonunda yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davalı … vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı … Büyükşehir Belediyesi’ nin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13. maddesinde Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için Tarifenin İkinci Kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (yedinci maddenin ikinci fıkrası, onuncu maddenin üçüncü fıkrası ile onikinci maddenin birinci fıkrası, onaltıncı maddenin ikinci fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla,) Tarifenin üçüncü kısmına göre belirleneceği ancak hükmedilen ücretin kabul veya reddedilen miktarı geçemeyeceği düzenlenmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, reddedilen alacak miktarı 1.527,06 TL olup reddedilen miktar bakımından kararı temyiz eden davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi hatalıdır. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün aşağıda belirtilen şekilde düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
SONUÇ:
Hüküm fıkrasına “Davalı … Belediyesinin davada kendisini vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından reddedilen miktar gözetilerek karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 1.527,06 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı Belediyeye verilmesine” şeklinde yeni bir bendin eklenmesine, hükmün bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 29.04.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.