YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/9528
KARAR NO : 2021/10641
KARAR TARİHİ : 16.06.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kastan yaralama
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 13.02.2018 tarih ve 2017/13435 Esas – 2018/2042 Karar sayılı onama ilamına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 20.04.2021 tarih KD-2021/22417 sayılı itiraznamesi ile;
1) Bilecik M Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda sanığa 19/04/2017 tarihinde tebligatın yapıldığı, tebligat metninin “yazı ekinde gerekçeli karar yazısını okudum, bir suretini elden teslim almak suretiyle tebellüğ ettim” şeklinde olduğu, gerekçeli kararın, başka bir suçtan hükümlü bulunan sanığa cezaevinde tebliğ edilmesinde, 5271 sayılı CMK’nin 35/3. maddesi gereğince “ilgili taraf serbest olmayan bir kişi veya tutuklu ise tebliğ edilen karar kendisine okunup anlatılır” düzenlemesi karşısında, kararın sanığa okunup anlatılmadığı, bu nedenle tebligatın CMK’nin 35/3. maddesi uyarınca yöntemince yapılmadığı,
2) Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03/04/2018 tarih, 2014/851 Esas ve 2018/144 Karar sayılı kararı uyarınca, “Aynı yargı çevresindeki ceza infaz kurumunda başka bir suçtan hükümlü olarak bulunan ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 15/11/2018 tarih, 2018/339 Esas ve 2018/536 Karar sayılı kararı uyarınca farklı yargı çevresindeki ceza infaz kurumunda başka bir suçtan hükümlü olarak bulunan, asıl mahkemesince yapılan sorgusu sırasında duruşmadan bağışık tutulma isteğinde bulunmayan sanığın Cumhuriyet savcısının esas hakkındaki görüşünü bildirdiği ve hükmün açıklandığı son oturumda hazır bulundurulmayıp yokluğunda yargılama yapılarak mâhkumiyetine karar verilmesi savunma hakkının sınırlandırılması niteliğinde olduğu” şeklindeki kararları uyarınca başka suçtan Bilecik M Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olan ve duruşmalardan vareste tutulmaya dair bir talebi de bulunmayan sanığın kısa kararın okunduğu oturuma getirtilmeyerek savunma hakkının kısıtlanması suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 196. maddesine aykırı davranılması,
Yasaya aykırılık oluşturmakta olup, hükmün açıklanan gerekçelerle bozulmasına karar verilmesi talebi ile itiraz yoluna başvurulduğu, 05.07.2012 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanun’un 99. maddesiyle 5271 sayılı CMK’nin 308. maddesine eklenen 2 ve 3. bentler ile aynı Kanun’un 101. maddesi gereğince dosyanın itirazen incelenmek üzere Dairemize gönderilmesi üzerine yapılan incelemede;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 20/04/2021 tarihli itirazında tebligat metninde “yazı ekinde gerekçeli karar yazısını okudum, bir suretini elden teslim almak suretiyle tebellüğ ettim” şeklinde tebligatın tebellüğ edildiği belirtilmiş ise de, tebligat metninin devamında “ayrıca verilen karara 7 gün içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olduğu konusunda bilgilendirildim” şeklinde açıklamasının da bulunduğu, yapılan bu açıklamanın 5271 sayılı CMK’nin 35/3. maddesindeki “anlatıldığı” hükmünü karşıladığı anlaşıldığından;
1) Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 13.02.2018 tarih ve 2017/13435 Esas – 2018/2042 Karar sayılı ilamında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmaması nedeniyle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 20.04.2021 tarih 1-2021/22417 sayılı itirazına konu (1) numaralı istemi yerinde görülmediğinden itirazın REDDİNE,
2) 5271 sayılı CMK’nin 308/2. fıkrası uyarınca Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 13.02.2018 tarih ve 2017/13435 Esas – 2018/2042 Karar sayılı onama kararına ilişkin itirazın incelemesi amacıyla dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.06.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.