Yargıtay Kararı 5. Hukuk Dairesi 2021/521 E. 2021/4811 K. 05.04.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/521
KARAR NO : 2021/4811
KARAR TARİHİ : 05.04.2021

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtay’ca incelenmesi, davalı-karşı davacı vekili tarafından istenilmekle, dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
– K A R A R –
Taraflar arasında görülen İstanbul Anadolu 11 Aile Mahkemesi’nin 2014/270 Esas sayılı dosyasının yargılaması sırasında davalı-karşı davacı vekili tarafından sunulan dilekçede; ihtiyati tedbir kararı vermeksizin, gerekçeli karar yazıp tebliğ etmeksizin tapuya yazılan müzekkere ile müvekkile ait tüm taşınmaz mal varlıklarına usul kuralları dışında tedbir koymak suretiyle 5 yılı aşkın süredir müvekkilin tüm malvarlığı, tasarruf özgürlüğünü kısıtladığı; TMK’nun gereği inceleme ve değerlendirmeleri yapmadan, müvekkilin tasarruf hakkının kısıtlanması şart ve koşullarının bulunup-bulunmadığını inceleyip değerlendirmeden yasa ve usul kurallarına aykırı ve keyfi olarak müvekkilin tüm malvarlıklarına tedbir koymak suretiyle ölçüsüz tedbir ile müvekkilin tüm malvarlığı, tasarruf özgürlüğünü kısıtladığı; mahkemece yaptırılan tespite göre 4.150.000 TL bedelli taşınmaz için teminat alınmaksızın ve teminat alınmamasına dair gerekçeli karar verilip-yazılmaksızın tedbir kararı verildiği; tedbirin terkini hakkında yapılan başvurulara karar vermemek, askıda bırakmak suretiyle usule aykırı, keyfi davranışlarda bulunduğu; ihtiyati tedbirin kaldırılması hakkında yapılan başvurunun reddine karar verilmesine rağmen yasa ve usul kuralları dışında ihtiyati tedbir kaldırılması talebinin reddine ilişkin gerekeli karar yazıp, tebliğ etmeksizin usul kuralları dışında keyfi yargılamayı sürdürmesi; dosyadan mahkemece atanmış hesap bilirkişisi bulunmasına rağmen, bu bilirkişinin ön taleplerini değerlendirmeden eksiklikleri gidermeden, makul bir gerekçe olmaksızın, dosyanın başka bir hesap bilirkişisine tevdi edilmesi; müvekkilin mahkeme hakimi’ne olan güvenini derinden sarsmış, Hakim … hakkında basın ve internet ortamında çıkan haberler müvekkilde şok etkisi yaratmış, mahkeme hakimine … duyguları tamamen ortadan kalkmış, mahkeme hakimi HSK’ya şikayet edilmiş, hakim hakkında Kurulca inceleme başlatılmış, arada bir husumet vaki olmuş, şikayetin varlığı başlı başına husumet nedenidir…” şeklinde belirtilerek hakimin davadan çekinmesi ve merci hakimi tarafından bir başka hakimin dosya da görevlendirilmesi talebinde bulunulmuştur. Reddi istenilen hakim, istemin reddinin gerektiği yönünde görüş bildirmiştir.
Hakimin reddi talebini inceleyen merci tarafından ise davalı-karşı davacının reddi hakim talebinin HMK 40 ve 42. maddeleri gereğince reddine, reddi hakim talebinde bulunan davalı-karşı davacının HMK.42/5 maddesi de gözönüne alınarak 8.000,00 TL.disiplin para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, verilen karar davalı birleşen davacı vekili tarafından istinaf edilmiş, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi 14/09/2020 tarih, 2020/1145 Esas, 2020/1535 Karar sayılı karar ile somut olayda HMK’nun 36. maddesinde öngörülen hakimin reddi sebeplerinin bulunmadığı, red sebebi olarak ileri sürülen hususların işin esası yönünden isitinaf ve temyiz sebebi olup hakimin tarafsızlığından şüphe edilmesini gerektiren neden olarak değerlendirilmeyeceği, Cumhuriyet Savcılığına veya HSK’ya şikayette bulunulmasının HMK’nın 36/1-d maddesi uyarınca davalı olarak yorumlanamayacağı, mercice verilen ret kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla bu hususa ilişkin istinaf itirazlarının yerinde olmadığı ancak ilk derece mahkemesince HMK’nun 42/6 maddesi gereğince davalı birleşen davacı aleyhine para cezasına hükmedilmişse de, anılan maddede üst sınırı 5000 TL ‘yi aşacak şekilde para cezasına tayin ve takdir usul ve yasaya aykırı olduğu gibi tüm dosya kapsamına göre davalı birleşen davacının red talebini kötü niyetle yaptığına ilişkin bir olgu veya bilgi söz konusu olmadığından para cezası ile tecziyesi yasaya uygun olmadığı ve bu hususun yeniden yargılamayı gerektiren bir eksiklik olmadığı gerekçeleriyle HMK’nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca; İstanbul Anadolu 9. Aile Mahkemesinin 2020/20 D.İş Esas ve 2020/21 D. İş sayılı kararının kaldırılmasına, davalı karşı davacının reddi hakim talebinin talebinin ve hakimin çekilme isteminin reddine, HMK’nın 42/6 maddesinde öngörülen koşullar mevcut olmadığından davalı karşı davacı hakkında disiplin para cezası tayinine yer olmadığına karar verilmiş, bu kez davalı – karşı davacı vekili tarafından karar temyiz edilmekle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi 24/11/2020 tarihli kararı ile ilgili kararın kesin olarak verilmiş olduğu görülmekle HMK’nun 43/2 ve 361. maddelerine göre temyiz talebinin reddine karar verilmiş, davalı- karşı davacı vekili tarafından verilen bu karar temyiz edilmiştir.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, HMK’nun 43/2 ve 362. maddeleri uyarınca hakimin reddine ilişkin merci kararları hakkında Bölge Adliye Mahkemelerince verilen kararların kesin nitelikte olduğuna, temyizi kabil bulunmadığına göre davalı – karşı davacı vekilinin TEMYİZ DİLEKÇESİNİN REDDİNE, dava dosyasının İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesine GÖNDERİLMESİNE, davalıdan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 05/04/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.