Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2018/3769 E. 2021/5343 K. 14.06.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/3769
KARAR NO : 2021/5343
KARAR TARİHİ : 14.06.2021

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında, … İlçesi … Köyü çalışma alanında bulunan 107 ada 241 parsel sayılı 6.899.981,26 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğu iddiası ile ham toprak vasfı ile Hazine adına tespit edildikten sonra, hükmen ifraz edilerek 107 ada 250, 251, 252 ve 253 nolu parsellere ayrılmıştır. Davacı …, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, 107 ada 253 parsel sayılı taşınmazın bir bölümü hakkında, adına tescili istemiyle Asliye Hukuk Mahkemesinde dava açmıştır. Yargılama sırasında müdahil …, tapu kaydına ve miras yoluyla gelen hakka dayanarak taşınmazın tamamına yönelik olarak davaya katılmıştır. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen görevsizlik kararına istinaden dava dosyasının gönderildiği Kadastro Mahkemesinde yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ve asli müdahil vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin çekişmeli 107 ada 253 parsel sayılı taşınmaza ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının REDDİNE,
2- Müdahil vekilinin, çekişmeli 107 ada 253 parsel sayılı taşınmaza ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; müdahil …, tapu kaydına dayanmasına rağmen, tapu kaydının ibrazı hususunda kendisine süre ve imkan tanınmamış ve böylelikle dayanak tapu kaydı getirtilip yöntemince uygulanmaksızın hüküm kurulması cihetine gidilmiştir. Bu şekilde eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilemez.
Hal böyle olunca; doğru sonuca ulaşılabilmesi için Mahkemece öncelikle, HMK’nın 31. maddesinde düzenlenen hakimin davayı aydınlatma yükümlülüğü kapsamında, müdahil vekilinden, dayandıkları tapu kaydının tarih ve numarasının ne olduğu sorulup bu husus açıklığa kavuşturulmalı, müdahil tarafa dayanak tapu kaydının ibrazı hususunda süre ve imkan tanınmalı, tapu kaydının tarih ve numarasının bildirilmesi ya da dosyaya ibrazı halinde, tapu kaydının varsa haritası, ifraz krokisi ve oluşum belgeleri ile tesisinden itibaren tüm tedavülleri getirtilmeli, kadastro sırasında revizyon görüp görmediği araştırılmalı, revizyon görmüş ise revizyon gördüğü kadastro parsellerine ait kadastro tespit tutanakları getirtilmeli, komşu parsellere ait tespit tutanakları ve varsa dayanağını oluşturan belgeler getirtilip dosya ikmal edildikten sonra mahallinde, yaşlı, tarafsız ve yöreyi iyi bilen şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler, fen bilirkinin katılımıyla yeniden yapılacak keşifte, öncelikle teknik bilirkişi eliyle müdahil tarafın dayandığı tapu kaydının varsa krokisi/haritası zemine uygulanarak kaydın kapsamı 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 20/A maddesi uyarınca öncelikle haritasına göre belirlenmeli; tapu kaydının krokisinin/haritasının bulunamaması veya uygulanamaması durumunda, tapu kaydı tesisinden itibaren tüm tedavülleriyle birlikte okunup sınırlarının bilirkişilerce zeminde tek tek gösterilmesi istenilmeli, bilirkişilerin gösteremediği sınırlar için taraflara tanık dinletme imkanı sağlanmalı; bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanakları ile denetlenmeli; bilirkişi ve tanıklarca gösterilen sınırlar fen bilirkişisi tarafından kroki üzerinde işaretlenmeli, bu yolla çekişmeli taşınmazın müdahilin dayandığı tapu kaydının kapsamında kalıp kalmadığı duraksamasız şekilde saptanılmalı; teknik bilirkişiye, keşfi takibe, bilirkişi ve tanık sözlerini denetlemeye elverişli rapor ve kroki düzenlettirilmeli ve bundan sonra toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır.
Mahkemece bu hususlar göz ardı edilerek, eksik araştırma ve inceleme ile yazılı olduğu şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden hükmün BOZULMASINA, yasal koşullar gerçekleştiğinde kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 14.06.2021 gününde oybirliği ile karar verildi.