Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2012/9789 E. 2012/11348 K. 29.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/9789
KARAR NO : 2012/11348
KARAR TARİHİ : 29.11.2012

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Şikayet

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:

KARAR

Borçlu aleyhinde Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin , ” 1.873.528,72 USD nin 12.09.2005 tarihinden itibaren devlet bankalarının USD cinsinden dövize uyguladıkları bir yıllık mevduata uygulanan en yüksek faiz oranı ile, fiili ödeme günündeki YTL karşılığının tahsiline” ilişkin ilamına dayalı olarak düzenlenen örnek 4-5 icra emriyle; 1.873.528,72 USD asıl alacak ile 550.137,33 USD işlemiş faizi ve takipten sonra asıl alacağa % 6,50 yıllık faiz oranıyla, fiili ödeme günündeki rahice göre tahsili talep edilmiştir. Borçlu vekilinin bakiye borcun hesaplanması istemi üzerine, icra müdürlüğünce, önceki ödemeler de nazara alınarak, dosya bakiye borcunun 349.173,44 TL olduğu hesap edilmiştir. Borçlunun bu hesaplamaya itirazı nedeniyle mahkemece, Ziraat , Halk ve Vakıf Bank Şubelerine müzekkere yazılarak USD cinsinde bir yıllık vadeli mevduata uygulanan en yüksek faiz oranlarının bildirilmesi istenilmiş, Ziraat Bankası dışındaki bankalarca faiz oranları bildirilmesi üzerine bilirkişiden bu oranların en yükseği esas alınarak faiz ve bakiye borç hesabı talebi üzerine bilirkişi tarafından, birer yıllık dönemler halinde faiz hesabı yerine, aylık faiz hesabı yapılarak, bakiye borcun 406.577,93 TL olduğu tespit edilmiştir. Mahkemece, borçlu itirazına rağmen bu raporu yeterli bulunarak, talebin reddine karar verilmiş, borçlu vekilince karar temyiz edilmiştir.
Hukuk Genel Kurulunun 08/10/1997 tarih ve 1997/12-517 E. – 1997/776 K. sayılı kararında da vurgulandığı üzere “ilamların infaz edilecek kısmı hüküm bölümüdür. Diğer bir anlatımla, hükmün içeriğinin aynen infazı zorunludur. O nedenle sınırlı yetkili icra mahkemesince ilamın infaz edilecek kısmı yorum yoluyla belirlenemez. Yine HMK 26. maddesi gereğince talepten fazlaya karar verilemez.
Somut olayda ilam hükmü gereğince, devlet bankalarının fiilen uyguladıkları faiz oranlarının bildirilmesinin ilgili banka şubelerinden istenmesi yerinde ise de, Ziraat Bankası cevabı beklenmeden dosyanın bilirkişiye rapor tanzimi için verilmesi hatalıdır. Yine bilirkişi tarafından faizin birer yıllık dönemler halinde hesaplanması gerekirken, aylık faiz hesabı yapılması usulsüzdür. Bu durumda, mahkemece alacaklının takip talebinde, takip sonrası için yıllık % 6,50 faiz talep ettiği ve ilam hükmü nazara alınarak, devlet bankalarında USD cinsinde bir yıllık mevduat uygulandığı faiz oranları celp edilerek, en yüksek faiz oranı (alacaklının takipte talep ettiği oran aşılmayacak şekilde) tespit edilip bilirkişiden yukarıda açıklanan şekilde hesaplama yapılması talep edilerek sonuca gidilmesi yerine, eksik inceleme ve hatalı bilirkişi raporuyla yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
Borçlu vekilinin temyiz itirazının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve 6100 sayılı HMK. nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK. nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK.nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İ.İ.K.nun 366/3.maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine 29.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.