Yargıtay Kararı 5. Hukuk Dairesi 2021/979 E. 2021/4812 K. 05.04.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/979
KARAR NO : 2021/4812
KARAR TARİHİ : 05.04.2021

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtay’ca incelenmesi, davacı tarafından istenilmekle, dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
-K A R A R-
Taraflar arasında görülen İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin 2017/348 Esas sayılı dosyasının yargılaması sırasında davacı tarafından sunulan 03.06.2019 tarihli dilekçede; hakim … …’un 31.05.2019 tarihli duruşmada henüz kendisini dinlememişken kendisine karşı azarlayıcı, sert ifadeler kullandığı, kendisini hiç konuşturmadığı, lehinde somut belgelere rağmen kanaatini açıklayark tarafsızlık ilkesi kapsamında şüphelerinin oluştuğu ve davanın reddedileceğinin belli olduğu, hakim tarafından duruşmada TMK‘nın 405. maddesi gereğince gereğinin takdir ve ifası için ihbarda bulunulmasına karar verilmesi ile kendisini aşağıladığı, dosyanın aleyhinde tarafı olduğunu sergilediği belirtilerek hakim … …’un reddi istenilmiştir. Reddi istenilen hakim tarafında, davacı …’ın kendisi hakkında İstanbul 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/680 E sayılı dosyası ile tazminat (maddi ve manevi) talepli dava açmış olduğu, dosya içerinde hakimin reddi talebinin bulunduğu anlaşılmakla; hakimin red sebeplerini düzenleyen HMK 36/1-d maddesinde “dava esnasında, iki taraftan biri ile davası veya … halinde taraflardan biri hakimi reddedebileceği gibi hakim de bizzat çekilebilir.” hükmünün yer aldığı, açılan dava sebebiyle dosya hakimliğinin yapılmasında tarafsızlığından şüphe duyulabileceği belirtilerek mahkemenin 2017/348 E. sayılı dosyasından çekilme yönünde kanaat oluşmuş olup, davacının hakimin reddine yönelik talebinin de açılan dava dikkate alındığında yerinde olduğu yönünde görüş bildirilmiştir.
Hakimin reddi talebini inceleyen merci tarafından ise HMK’nun 36. maddesinde; d bendinde; dava esnasında, iki taraftan birisi ile davası olması hali (İstanbul 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/680 Esas sayılı dosyası ile davacının dava hakimine karşı 10-TL maddi, 10-TL manevi tazminat davası açtığı anlaşılmakla) somut olayda gerçekleştiğinden Hakim … …’un çekinme talebinin kabulüne, dava
dosyasına bakacak yetkili hakimin belirlenmesi için dosyanın İstanbul Adli Yargı Komisyon Başkanlığı’na gönderilmesine, davacının mahkeme hakimine dava açmadan önce sunduğu reddi hakim dilekçesindeki gerekçelere göre HMK.nın 36.maddesinde hakimin reddine ilişkin sınırlı olarak sayılan sebeplerin somut olayda gerçekleşmediği anlaşıldığından hakimin reddi talebinin reddine, HMK’ nın 42/4 maddesine göre; red talebi kötü niyetle yapıldığından davacı …’ın 3.000 TL disiplin para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, verilen karar davacı tarafından istinaf edilmiş, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi 30/06/2020 tarih, 2020/814 esas, 2020/1429 karar sayılı karar ile red dilekçesinde hakimin tarafsızlığını yitirdiğine ilişkin ileri sürülen sebebler, hakimin tarafsızlığından şüphe edilmesini gerektiren neden olarak değerlendirilemeyeceği gibi, dilekçede belirtilen sair hususlar işin esası yönünden istinaf ve temyiz sebebi olup, HMK’nın 36. maddesinde tanımı yapılan sebeplerden değildir. Merci kararı reddi hakim talebi yönünden usul ve yasaya uygundur. Ancak çekilme talebinin kabulüne ilişkin karar usul ve yasaya aykırı bulunmaktadır. Şöyle ki, mahkeme hâkiminin çekilmesi HMK’nın 36. maddesi gereğince kendi kendinin reddi niteliğindedir. Yargı yetkisi Türk Milleti adına bağımsız mahkemelerce kullanılır (Anayasa madde 9). Hâkimler görevlerinde bağımsızdır. Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdani kanaatlerine göre hüküm verirler. Bu nedenle, hâkimler önüne gelen uyuşmazlıkları, yasal çerçevesinde çözmek zorundadır. Bu işlemi yaparken hâkim, bir olayla ilgili kuracağı hükümle, tarafların adalet duygusunu zayıflatacağını değil, güçlendireceğini düşünüp, hedefleyerek çalışmalı, yasalardan aldığı güçle hareket etmelidir. Maddî bulgu ve delillerle desteklenmeyen soyut iddiaların hâkimlerce duygusallıkla karşılanıp davadan çekilmelerine neden olunması, ileride giderilmesi mümkün olmayacak zararlara yol açacağından kabul edilemez. Aksi halde bir yerde görev yapan hâkimlerin, aynı yöntemle davadan çekilmeleri sağlanarak, tabiî hâkim ilkesinin zedelenmesine yol açılacağı unutulmamalıdır.Ayrıca ilk derece mahkemesince HMK’nın 42/4 maddesi gereğince davacı para cezasına hükmedilmişse de, tüm dosya kapsamına göre davacının red talebini kötü niyetle yaptığına ilişkin bir olgu veya bilgi söz konusu olmadığından davacının para cezası ile tecziyesi yasaya uygun değildir. Bu husus yeniden yargılamayı gerektiren bir eksiklik olmadığı gerekçeleriyle HMK’nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca; İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2019/268 D.İş Esas ve 2019/269 D. İş sayılı kararının kaldırılmasına ,davacının reddi hakim talebinin reddine, hakimin çekilmesi talebinin reddine, HMK’nın 42/4 maddesinde öngörülen koşullar mevcut olmadığından davacı hakkında disiplin para cezası tayinine yer olmadığına kesin olmak üzere karar verilmiş, bu kez davacı tarafından karar temyiz edilmekle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi 29/09/2020 tarihli kararı ile anılan kararın kesin olarak verilmiş olduğu görülmekle HMKnın 43/2 ve 361. maddelerine göre temyiz talebinin reddine karar verilmiş , davacı tarafından verilen bu karar temyiz edilmiştir.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, HMK’nun 43/2 ve 362. maddeleri uyarınca hakimin reddine ilişkin merci kararları hakkında Bölge Adliye Mahkemelerince verilen kararların kesin nitelikte olduğuna, temyizi kabil bulunmadığına göre davacının TEMYİZ DİLEKÇESİNİN REDDİNE, dava dosyasının İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesine GÖNDERİLMESİNE, davacıdan alınması gereken 292,10-TL temyize başvurma harcının alınmasına, 05/04/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.