YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/2609
KARAR NO : 2021/4157
KARAR TARİHİ : 05.07.2021
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
İLK DERECE
MAHKEMESİ :…4. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün temyizen tetkiki davalı … vekili ile dahili davalı … vekili tarafından talep edilmiş, dahili davalı vekilince duruşma istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 29/06/2021 Salı günü davacı vekili Av…. geldi. Davalı … ile dahili davalı … adlarına gelen olmadı. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davacı vekili dinlendikten sonra vaktin darlığından dolayı işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmış olup dosya incelendi, gereği düşünüldü:
1-Dahili davalı …’ün temyiz istemi yönünden; kararı temyiz eden dahili davalı tarafından, temyiz dilekçesi ile birlikte adli yardım talebinde de bulunulmuştur. Temyiz kanun yoluna başvuru sırasında adli yardım talep edildiğine göre, bu talep hakkında karar verme yetkisi kanun yolu incelemesini yapacak olan Yargıtay’a aittir.(HMK mad. 336/3) Dahili davalı …’ün temyiz kanun yoluna başvuru sırasında ileri sürdüğü adli yardım talebi yerinde görüldüğünden kabulüne, temyiz harç ve giderlerinden geçici olarak muaf tutulmasına karar verilerek işin esasının incelenmesine geçildi.
Dosya kapsamından; ilk derece mahkemesi kararının dahili davalı …’e 23.10.2018 tarihinde bizzat tebliğ edildiği, 05.11.2018 tarihinde karara karşı istinaf başvurusunda bulunduğu, maktu karar ve başvurma harcını yatırdığı ancak nispi harç ve istinaf avansını yatırmadığı, bunun üzerine mahkemece 3.870,90TL nispi harç ve 50,00 TL istinaf avansı olmak üzere toplam 4.020,90 TL ‘yi bir haftalık kesin süre içerisinde karşılaması için dahili davalıya bizzat 19.11.2018 tarihinde muhtıra tebliğ edildiği, tamamlama yapılmayınca da ilk derece mahkemesince 25.03.2019 tarihinde istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına dair ek karar verildiği anlaşılmıştır. Dahili davalı, ek karara karşı istinafa başvurmuş, bölge adliye mahkemesi, ilk derece mahkemesince dahili davalı …’ün istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına ilişkin tarihli ek kararının usul ve yasaya uygun bulunduğu gerekçesiyle dahili davalı …’ün bu karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiş; hüküm, dahili davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve HMK 355. maddesindeki kamu düzenine aykırılık halleri resen gözetilmek üzere istinaf incelemesinin, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı kuralına uygun biçimde inceleme yapılıp karar verilmiş ve verilen kararda bir isabetsizlik görülmemiş olmasına, özellikle dahili davalının istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasının usul ve yasaya uygun olması ve istinaf başvurusu yapılmamış sayılan tarafın uyuşmazlığın esasına dair olarak da temyiz hakkı bulunmamasına göre yerinde olmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.
2-Davalı …’nün temyiz itirazlarına gelince;
Davacı vekili;…ilinde faaliyet gösteren… Eczanesi’nin kurumlarına fatura ettiği reçete ve faturaların teftiş dairesince incelendiğinde; …Üniversitesi Hastanesi doktorlarının imza, kaşe ve yazıları taklit edilmek suretiyle düzenlenen bir kısım usulsüz reçetelerin hastahane yetkilileri tarafından mühür ve kaşelenerek imzalanmak suretiyle resmileştirildiklerini ve reçetelerin… Eczanesi sahibi davalı … tarafından kurumlarına fatura edildiğini, sahte reçetelerin, kaşelenmek ve imzalanmak suretiyle onaylanarak resmileştirildiklerini, davalı hastahanenin gerekli kontrolleri yapmaması ve sahte reçeteleri resmileştirmesi nedeniyle kurumlarının zarara uğradığını belirterek, uğranılan zararın ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili isteminde bulunmuştur.
Davalı … Ünversitesi rektörlüğü vekili, dava dilekçesinden anlaşıldığı kadarıyla ortada sahte reçete düzenlenmesi suçu olduğunu, reçetelerin üniversite ile ilgisi olmayan kişilerce düzenlenerek tasdik aşamasında kuruma ibraz edildiğini, her gün binlerce reçetenin tasdik ve onaylandığı hastane saymanlığında rutin olarak yapılan bu işlemlerde vezne mutemedinin ve tahakkuk memurunun reçetelerin sahte olabileceğini tahmin etme imkanı olmadığını belirterek, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
İlk derece mahkemesince, sahte reçetelerin hastaların muayene edilmeden hastane yönetiminin ihmali sonucunda kaşelenip mühürlendiği ve resmiyet kazandığı, hastane yönetiminin reçetelerin onaylanması sırasında gerekli özeni göstermediği, zira hastanın muayene edilmesinden sonra anılan reçetelerin yazılması halinde zaten ortada bir sahteliğin olmayacağı gerekçesiyle davanın kabulü ile uğranılan zararun dava tarihinden itibren işeyecek yasal faizi ile tahsiline karar verilmiş; tarafların istinaf başvurusu üzerine de bölge adliye mahkemesince davalı üniversite rektörlüğü ve dahili davalı …’ün istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden hüküm kurularak uğranılan zararın ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle HMK 355. maddesindeki kamu düzenine aykırılık halleri resen gözetilmek üzere istinaf incelemesinin, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı kuralına uygun biçimde inceleme yapılıp karar verilmiş olmasına, dava şartları, delillerin toplanması ve hukukun uygulanması bakımından da hükmün bozulmasını gerektirir bir neden bulunmamasına, özellikle haksız eylemden kaynaklanan zararın ödetilmesi amacıyla açılan davalarda, istek halinde zararın meydana geldiği tarihten itibaren yasal faiz yürütülmesi gerektiğine, hükmün bozulmasını gerektirir bir neden bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan açıklanan nedenlerle dahili davalı …’ün, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK 302/5 ve 373. maddeleri uyarınca dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin de bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine gönderilmesine. 3.050,00 TL vekalet ücretinin dahili davalı …’den alınarak duruşmada vekille temsil olunan davacıya verilmesine, 492 Sayılı Harçlar Yasasının 13/J maddesi uyarınca davalı …’nden harç alınmamasına, dahili davalı …’den adli yardım talebi Dairemizce kabul edilmiş ise de HMK 339.maddesi gereğince temyizde haksız çıktığından 59,30 TL harcın dahili davalı …’den tahsili ile hazineye irat kaydına 05/07/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.