YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/4251
KARAR NO : 2021/17634
KARAR TARİHİ : 15.09.2021
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : Çocuğun kaçırılması ve alıkonulması
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1- Nüfus kaydına göre 15.02.2002 doğumlu olup olay tarihinde 12 yaşındaki mağdurun, kalmakta olduğu … Sosyal Hizmetler Müdürlüğü bünyesindeki … Çocuk Evinden kaçtıktan sonra, velayet yetkisi kendisinde olmayan babası olan sanık tarafından, koruma ve bakım yükümlülüğü altında olan kurumu ve yetkili makamları durumdan haberdar etmeksizin yanında tutması, kurum görevlilerinin ikna çabalarına rağmen mağdur çocuk …’ı teslim etmemesi ve mağdur çocuğun kolluk görevlilerince teslim alınması şeklinde gerçekleşen olayda, sanığın eyleminin TCK.nın 234/1-2. maddesinde düzenlenen çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçunu oluşturduğu, bu suçun da 5560 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesi uyarınca uzlaşma kapsamında kalması nedeniyle ceza muhakemesi şartı olan uzlaşma hükümlerinin uygulanması zorunlu olduğundan, öncelikle uzlaşma girişiminde bulunularak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Dairemizin 2020/2463 Esas sayılı dosyasında 01.10.2020 tarihli kararla, somut norm denetimi yoluyla iptal istemli başvuru üzerine Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 gün ve 2020/81 Esas, 2021/4 sayılı Kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununa 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanunun 31. maddesiyle eklenen geçici 5. maddesinin “01.01.2020 tarihi itibariyle… hükme bağlanmış ve kesinleşmiş dosyalarda… basit yargılama usulü uygulanmaz” bölümündeki “hükme bağlanmış” ibaresinin Anayasanın 38. maddesine aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir.
2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 38. maddesinde suçun kanuniliği ve cezanın kanuniliği güvence altına alınmıştır. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 7/1. maddesinde de aynı güvencelere yer verilerek “lehe kanunun uygulanması ilkesi” benimsenmiştir.
Maddi ceza hukukuna ilişkin hükümler içeren basit yargılama usulünün “hükme bağlanmış dosyalarda” uygulanmasını engelleyen 5271 sayılı CMK.nın geçici 5. maddesinin (d) bendindeki “hükme bağlanmış” ibaresinin basit yargılama usulü yönünden Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmesi nedeniyle temyiz davasına konu dosyalarda lehe hükümler içeren CMK.nın 251/3. maddesinin uygulanması imkanının doğması ve bu konuda mahkemesince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, katılan kurum vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 15.09.2021 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI DÜŞÜNCE
Mağdurun sanığın çocuğu olduğu ve yurtta kaldığı, velayetinin … İl Müdürlüğünde olduğu, mağdurun yurttan kaçarak babası sanığın yanına geldiği babasının yanında kalmak istediği; babasının görevlilere teslim etmek istemesine rağmen mağdurun gitmek istememesi üzerine görevlilere geç teslim edildiği, mağdur … sanık anlatımlarında, sanığın mağdura bakamacayacağını söyleyerek çocuğu ve diğer iki kardeşini koruma ailesi ve halasının yanına verdiği, sanığın çocukları bulundukları yerlerde almak ve alıkoymak gibi bir kastının olmadığı ve bu nedenle suçun unsurları oluşmadığından beraat yerine mahkumiyetine ilişkin kararına katılmıyorum. 15.09.2021