Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2020/1670 E. 2021/4814 K. 07.06.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/1670
KARAR NO : 2021/4814
KARAR TARİHİ : 07.06.2021

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi, Ecrimisil

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davacılar vekili ve davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Davacılar vekili; vekil edenlerinin, Ağrı ili Merkez ilçesi… Mahallesi mevkiinde kain 85 ada 6 ve 7 parsel sayılı taşınmazların hissedarları olduğunu, 1980 yılının ekim ayından dava tarihine kadar vekil edenlerinin dava konusu taşınmazlardan yararlanmasının davalılar tarafından engellendiğini, haksız müdahalelerinin men’ini, fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak kaydıyla 01.10.1980 tarihinden 01.11.2014 tarihine kadar 34.000 TL ecrimisil bedelinin vekil edenlerine hisseleri oranında verilmesini talep ve dava etmiş, 06.04.2016 tarihli ıslah dilekçesi ile taleplerini arttırdıklarını beyan etmiştir.
Davalılar vekili; talep edilen ecrimisil bedelinin zamanaşımına uğradığını beyanla davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, davacılar vekili ve davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, paydaşlararası elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteklerine ilişkindir,
1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve ilâmda belirlenip dayanılan gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davacılar vekilinin ecrimisile yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Kural olarak, paydaşlar intifadan men edilmedikçe birbirlerinden ecrimisil isteyemezler. İntifadan men koşulunun gerçekleşmesi için, ecrimisil istenen süreden önce davacı paydaşın taşınmazdan ya da gelirinden yararlanmak istediğini davalı paydaşa bildirmesi gerekir. İntifadan men, dava şartı olup yargılamanın her aşamasında re’sen gözetilir ve yemin dahil her türlü delil ile ispatlanır.
Somut olayda, davacılar 01.10.1980 tarihinden 01.11.2014 tarihine kadar 34.000 TL ecrimisil talebinde bulunmuş ve dava dilekçesinde tanık deliline dayanmış olup, 02.12.2015 tarihli celsede dinlenen davacı tanığı …; “…dava konusu dükkanların davacı …’nin ailesine ait olduğu, davacı …’nin yaklaşık 35 senedir Türkiye’de olmadığı, yaklaşık 10 sene önce … sözlü olarak kendisinde vekaleti olduğu için kendisinin …’a başvurduğu, …’nin haklarını talep ettiği, bir sonuç çıkmadığı, …’nin telefonda davalılar … ve …’la konuştuğu,..” şeklinde beyanda bulunmuştur.
Hal böyle olunca, mahkemece, davacı tarafın delilleri ve davacı tanığının beyanına göre davacılar tarafından rıza gösterilmediği anlaşılmakla ve davalıların zamanaşımı yönündeki itirazı da göz önünde bulundurularak, davacıların hissesine göre son 5 yılın ecrimisil miktarının hesaplanması gerekirken, aksi yönde yazılı şekilde hüküm verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle kabulüne, usul ve yasaya aykırı olan hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, davalılar vekilinin temyiz itirazlarının (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle reddine, taraflarca HUMK’un 440/1 maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 29,20 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 30,10 TL’nin temyiz eden davalılardan alınmasına, peşin harcın istek halinde temyiz eden davacılara iadesine, 07.06.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.