YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/1677
KARAR NO : 2021/4811
KARAR TARİHİ : 07.06.2021
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi, Maddi Manevi Tazminat
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davacı vekili ile davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı vekili; davalının malik olduğu, Kozyatağı Mh. Medrese Çıkmazı Sk. No: 5/50 Kadıköy/İstanbul adresindeki taşınmazın 15.08.2013 tarihinde vekil edeni …’a 265.000TL bedelle satıldığını, davalı ile vekil edeni arasında akdedilen protokol uyarınca, satış gününden 15.10.2013 tarihine kadar, evin eski maliki olan davalıya 2 ay oturma izni verildiğini, davalının belirlenen tarihte taşınmazı vekil edenine teslim etmediği için her geçen gün zararlarının artmasına neden olduğunu, bu durumun vekil edeninin psikolojisi üzerinde büyük baskı yarattığını, davalının dava konusu adreste bulunan tapusu vekil edenine ait olan taşınmaz üzerindeki müdahalesinin men’ine, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla 4.500,00 TL maddi, 10.000,00 TL manevi tazminatın yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, 14.500,00 TL oranında davalının malları üzerinde tedbir konulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davacının taşınmazın satış bedelini tam olarak ödemediğini, vekil edeninin kendisine parası ödeninceye kadar yararlandığı taşınmaz için herhangi bir bedel ödemekle yükümlü olmadığı, talep edilen bedelin fahiş olduğu, davanın hukuki yarar yokluğu nedeni ile reddinin gerektiğini belirterek davacının manevi tazminat isteğinin yasal koşulları oluşmadığından reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne dair verilen karar davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, elatmanın önlenmesi, ecrimisil ve manevi tazminat isteklerine ilişkindir.
1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek davada karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Davalı vekilinin elatmanın önlenmesi ve ecrimisile yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde,
Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek davada karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre davalı vekilinin elatmanın önlenmesi ve ecrimisile yönelik temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
3.Davalı vekilinin manevi tazminata yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde,
Manevi zarar mal varlığında bir azalmayı değil kişilik haklarına vaki tecavüz nedeniyle bir kimsenin duyduğu cismani ve manevi acı ve ızdırabı, elemi ve böylece yaşama zevkinde bir azalmayı ifade eder. TBK’nin 58. maddesine göre, kişilik hakkının zedelenmesinden zarar gören, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat adı altında bir miktar para ödenmesini isteyebilir. Kişilik haklarına saldırıda, manevi tazminat istenebilmesi için TBK’nin 58. maddesinde belirtilen şartların gerçekleşmesi gerekir. Bu şartlar ise kişilik haklarına saldırı olması, saldırının haksız olması, manevi zarara uğranılması, kusurlu olunması ve illiyet bağı bulunmasıdır (Bkz. Prof Dr. Safa Reisoğlu, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, yirminci baskı, S.202-208). Somut olayda, her ne kadar mahkemece davacının 15.08.2013 tarihinde oturmak üzere satın aldığı evi keşif tarihi itibariyle dahi kendi iradesi dışında kullanımının engellenmesi, davalının daireyi tahliye etmemesi sebebiyle kendine ait evde oturamaması ve bunun yarattığı manevi sıkıntılar değerlendirilerek manevi zarara uğradığı kabul edilmiş ise de, bu durumun MK’nin 24 ve TBK’nin 58 maddeleri anlamında kişilik haklarının ihlaline neden olacağının kabulü mümkün değildir. Her sözleşmeye aykırılık manevi tazminat gerektirmeyeceği gibi, davacı tarafça da meydana gelen olay nedeniyle kişilik haklarının ihlal edildiği ispat edilememiştir. Bu itibarla, davacının kişilik haklarına saldırı bulunmadığı, TBK’nin 58. maddesinde öngörülen manevi tazminat şartlarının oluşmadığı gözetilmeksizin, manevi tazminatın reddine karar verilmesi gerekirken aksi yönde karar verilmesi doğru olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüne, usul ve yasaya aykırı olan hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine, 07.06.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.