YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/1671
KARAR NO : 2021/4810
KARAR TARİHİ : 07.06.2021
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Ecrimisil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle, davalıların geçmişte vekil edenleri ile paydaş oldukları Yalı caddesi No:388 K.1 D.4’te yer alan taşınmazı 07.07.2009 tarihine kadar kullandıklarını, o tarihte dairenin 2/3’nün vekil edenlerine ait olduğunu, 13.10.2008-07.07.2009 tarihleri arasındaki ecrimisil bedelini talep için bu davanın açıldığını, vekil edenlerinin 2/3 hissesine düşen toplam 7.414,00-TL’nin fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak koşulu ile yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacılar vekili, 28.4.2016 tarihinde sunduğu ıslah dilekçesi ile taleplerini arttırdıklarını beyan etmiştir.
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle, talep edilen ecrimisil bedelinin yüksek olduğunu, davacılar tarafından gerek bizzat kullanarak gerekse kiraya verilerek tasarruf edilen taşınmazlar bulunduğunu, vekil edenleri ile bir kısım mirasçılar tarafından davacılara karşı açılmış bir ecrimisil davası bulunduğunu, İzmir 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/186 Esas sayılı dosyası üzerinden yargılamasının devam ettiğini, açılmış olan davanın bekletici mesele yapılmasını talep ettiklerini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, taleple bağlı kalındığı belirtilerek davanın kabulüne karar verilmiş, karar, davacılar vekili tarafından ıslah talepleri nazara alınmadan hüküm verildiği gerekçesiyle süresi içerisinde temyiz edilmiştir.
Dava, paydaşlar arası ecrimisil talebine ilişkindir.
Somut olayımızda, mahkemece, davacı vekiline ıslah dilekçesini sunması için 26/04/2016 tarihli celsede 1 haftalık süre verildiği, davacı vekilinin usulüne uygun şekilde, harcını yatırmak suretiyle 28.04.2016 tarihinde sunduğu dilekçe ile talebini arttırdığı görülmüştür.
O halde, mahkemece, davacı vekilinin ıslah talebi doğrultusunda 26.01.2016 havale tarihli bilirkişi raporunda 13.10.2008-07.07.2009 tarihleri arası hesaplanan 8.311,06 TL’ye hükmedilmesi gerekirken ıslah talebi nazara alınmaksızın dava dilekçesindeki talebe göre yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır. Ne var ki, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün 1. fıkrasının 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK’un 438/7. fıkrası gereğince hüküm fıkrasının 1. bendinde yer alan 2.satırın “Dava konusu taşınmazın 13.10.2008 – 07.07.2009 dönemine ilişkin olmak üzere, taleple bağlılık ilkesi gereğince davacılara ait 2/3 hisseye düşen 7.414,00 TL ecrimisilin dava tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile davalılardan tahsili ile davacılara verilmesine,” kısmı kaldırılarak yerine “Dava konusu taşınmazın 13.10.2008 – 07.07.2009 dönemine ilişkin olmak üzere, davacılara ait 2/3 hisseye düşen toplam 8.311,06 TL ecrimisil bedelinin 7.414,00 TL’sine dava tarihinden itibaren, 897,06 TL’sine ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsili ile davacılara verilmesine,” şeklinde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, HUMK’un 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna,
peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 07.06.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.