Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2019/782 E. 2021/3578 K. 23.06.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/782
KARAR NO : 2021/3578
KARAR TARİHİ : 23.06.2021

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kastamonu 2. Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki İlk Derece Mahkemesinde görülen rücuen tazminat davasında verilen davanın kısmen kabulüne ilişkin hüküm hakkında Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yapılan istinaf incelenmesi sonucunda; davalı … vekilinin istinaf talebinin esastan reddine, davacı vekilinin istinaf talebinin kabulüne dair verilen kararın, süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içeresindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

-KARAR-

Davacı vekili, müteveffa Jandarama Er …’un Kastamonu İl Jandarma Komutanlığı Hizmet ve Muhafız Komutanlığında gece silahlı nöbet tuttuğu esnada intihar ederek vefat ettiğini, ölenin yakınları tarafından davacı kurum aleyhine Ankara Askeri Yüksek İdare Mahkemesi İkinci Daire Başkanlığı’nın 2013/694 esas sayılı dosyasında açılan maddi ve manevi tazminat davasının kısmen kabulüne karar verildiğini, kesinleşen bu ilam uyarınca davacı kurum tarafından ölenin yakınlarına 23/09/2014 tarihinde 109.696,16 TL ödeme yapıldığını, bölük komutanı ve idari işler sorumlusu olan davalılar hakkında olayda sorumlulukları bulunduğu gerekçesi ile ihmal suretiyle görevi kötüye kullanmak suçundan Ankara … Askeri Mahkemesinin 2013/276 esas ve 2014/310 sayılı kararı ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiğini belirterek, davacı kurum tarafından ödenen 109.696,16 TL tazminatın olayda kusurları bulunan davalılardan ödeme tarihinden faizi ile rücuen tahsili isteminde bulunmuştur.
Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.
İlk derece mahkemesince, bilirkişi raporu hükme esas alınarak davalıların olayda ayrı ayrı % 5 er kusurları bulunduğu gerekçesi ile ayrı ayrı 5.484,80 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan tahsiline karar verilmiş; karara karşı davacı vekili ile davalılardan … vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuş, Bölge Adliye Mahkemesince, bilirkişi kurulu raporu alınarak, davalıların zarardan ayrı ayrı %10 ar sorumlu oldukları gerekçesi ile davalılardan …’nun istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin kararı kaldırılarak davanın kısmen kabulü ile ayrı ayrı 10.969,62 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan tahsiline karar verilmiş; Bölge Adliye Mahkemesi kararı, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak davacı vekili ile davalılardan … vekili tarafından yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK’nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin tüm, davalıların aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davalıların diğer temyiz itirazlarına gelince;
Dava, davalıların görevi ile ilgili faaliyet icra edilirken verilen zarar nedeni ile müteselsil sorumlu Devletin ödediği tutarın, öteki sorumluya rücuuna ilişkindir.
Rücuun amacı, birlikte sorumlular arasında hakkaniyete göre denge kurmaktır. BK’nun 50. maddesi, hakimin takdirini temel almıştır. Anılan madde hükmüne göre, ilgililerin birbirlerine karşı rücu hakları olup olmadığını ve varsa kapsamını hakim takdir edecektir. Bu madde, her ne kadar birden çok kimselerin ortak kusurlarıyla zarar oluşturmalarını düzenlemiş ise de onu izleyen 51. maddedeki birden çok kişilerin değişik hukuksal nedenlerden sorumluluğunda da belirtilen kural geçerlidir. Öyleyse, çok tipli teselsülde de hakim, rücu kapsamını takdir durumundadır. Kusur, kapsam belirlemede etkin ise de hakkaniyet, onunla birlikte değerlendirilmesi gereken öğelerdendir. Rücunun amacı, birlikte sorumlular arasında hakkaniyete göre denge kurmaktır.
Somut olayda, dava konusu olayın gerçekleşme biçimi, davalıların çalışma koşulları, müteveffanın ağır kusuru dikkate alınarak hükmedilen tazminattan BK 43-44 maddeleri (TBK. madde 51-52) gereğince önemli oranda bir hakkaniyet indirimi yapılmak üzere bölge adliye mahkemesi kararının davalılar yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm, davalıların diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalıların temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK’nun 371/1-a maddesi gereğince, Bölge Adliye Mahkemesi kararının davalılar yararına BOZULMASINA, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına; dosyanın kararı veren Ankara Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 492 sayılı Harçlar Yasasının 13/j maddesi uyarınca davacıdan harç alınmamasına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılara geri verilmesine 23/06/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.