YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/905
KARAR NO : 2021/5041
KARAR TARİHİ : 14.06.2021
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Ecrimisil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı vekili, davacı, davalılar ve dava dışı üçüncü kişilerin tapuda paydaşı oldukları fındık bahçesinin davalılar tarafından kullanıldığını, ancak talep edilmesine rağmen davacının payına isabet eden bedelin ödenmediğini açıklayarak, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla geriye dönük beş yıllık 4.000,00 TL ecrimisilin kademeli faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Davalılar Yusuf, İshak ve Kıymet, taşınmazda fiili taksim yapıldığını ve sadece kendilerine düşen kısmı kullandıklarını ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur.
Davalı …, fiili taksime göre kendisine düşen kısmı kullandığını ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre; dinlenen yerel bilirkişi ve tanıkların beyanlarından, davaya konu taşınmazın tüm hissedarlar tarafından ayrılmış ve fiili taksim yapıldığını, taşınmaz üzerinde görüleceği üzere fiili taksim hususu tel örgülerle belirlendiğini, bu tel örgüler 15-20 seneyi aşkın bu şekilde çekilmiş ve çekilen sınırlar dahilinde hissedarlar tarafından kullanılageldiğini, hissedararın taşınmazda hissedar bulunduğundan kullanılmakta ve bu kişilerce hisseleri oranında davaya konu taşınmazda fındık topladıklarını bildirmiş oldukları, taşınmazın müşterek mülkiyete tabi olduğu, senelerdir bu tel örgülerle çevrildikten sonra fili taksime uygun olarak kullandıkları ve beyanlar doğrultusunda bilirkişilerden rapor aldırılmış ve bu raporda eksik hususlar bulunduğundan ek rapor aldırılmış olduğu, ek raporda davalıların arazi üzerinde kendi hisseleri oranında yer kullandıklarının bildirilmiş olduğu ve davalıların müdahalelerinin de bulunmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm, süresi içerisinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya kapsamındaki tüm bilgi ve belge birlikte değerlendirildiğinde; davacının dava konusu 695 parsel sayılı taşınmazda paydaş olduğu, fen bilirkişi raporu ve krokiye göre dava konusu taşınmazın tamamının diğer paydaşların bir kısmı (davalılar ve dava dışı olanlar) tarafından kullanıldığı, tüm paydaşları katıldığı geçerli bir taksimin varlığından söz edilemeyeceği, davacının taşınmaz üzerinde payı oranında kullanabileceği herhangi bir yer bulunmadığı sabittir. Davacının ecrimisil talep etme hakkı bulunduğu gözetilmeksizin delillerin yanılgılı değerlendirilmesiyle yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuştur.
Mahkemece, öncelikle yapılacak iş, taşınmaz başında keşif yapılarak davalıların ve diğer dava dışı paydaşların kullandıkları alan miktarlarının ayrı ayrı tespit edilip, bu husus gösterilmek suretiyle denetime elverişli rapor alınıp, davalıların ne kadar alan kullandıklarının netleştirilmesi, tapudaki payından fazla miktar kullanan davalı var ise bu alan yönünden davacının payı oranında ecrimisil alacağının hesaplanması olmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda gösterilen nedenlerle davacı vekilinin yazılı temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 14.06.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.