Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/6273 E. 2021/5244 K. 21.06.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/6273
KARAR NO : 2021/5244
KARAR TARİHİ : 21.06.2021

MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada Ordu 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 11.12.2019 tarih ve 2019/191 E. – 2019/316 K. sayılı kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi’nce verilen 17.06.2020 tarih ve 2020/465 E. – 2020/752 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalılar …, … ve … vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; ihyası istenen Aşar İnş. Taah. Madencilik Nakliye San. ve Tic. A.Ş.’nin çalışanı iken 10.10.2008 tarihinde iş kazası sonucunda % 44,2 oranında meslekte kazanma gücünü kaybeden Şevket Yılmaz’a 79.766,96 TL’lik peşin sermaya değerli gelir bağlandığı, 7.461,94 TL geçici iş görmezlik ödeneği ve 23.128.64 TL tedavi gideri ödenmiş olup, Ordu İş Mahkemesinin 2010/55 esas 2014/624 karar sayılı dosyasında iş kazasından dolayı ihyası istenen şirketin kusurlu bulunduğunu, davacı tarafından ödenen tazminatın tahsili için şirket aleyhine Ordu İş Mahkemesinin 2019/62 esas sayılı dosyası rücuan tazminat davası açıldığını ve davacıya ihya davası açmak için süre verildiğini, TTK ve ilgili mevzuat uyarınca ticaret sicil kaydından terkin edilen şirketin yargılama dosyasında taraf olduğunda ihya davası açılması gerektiğini ileri sürerek Aşar İnş. Taah. Madencilik Nakliye San. ve Tic. A.Ş.’nin ihyasını talep etmiştir.
Davalılar …, …, … vekili; şirket ortaklarından üçünün davalı gösterildiğini, anonim şirketin tüm ortaklarının veya şirketin temsilen yönetim kurulunun davalı gösterilmesi gerektiğini, şirketin ticaret sicilinden kaydının silinmek sureti ile hukuk alemindeki varlığı sona eren bir tüzel kişilik olduğunu, 5 yıllık hak düşürücü süre içinde açılmadığını savunarak davanın süre, hukuki yarar ve husumet yokluğundan reddini istemiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; dava tarihi itibariyle TTK’nın geçiçi 7/1. maddesinde belirtilen 5 yıllık dava açma süresi dolmuş olmasına rağmen aynı Yasa’nın Geçici 7/2. maddesindeki hükmüne göre, davaya konu şirketin ticaret sicilinden re’sen terkin edildiği dönemde derdest davası bulunduğu anlaşıldığından davalı vekilinin hak düşürücü süre itirazının reddine, re’sen terkin edilen şirketin ihyası için açılacak davalarda husumetin sadece terkin işlemini yapan Ticaret Sicil Müdürlüğü’ne yöneltilmesi gerekli ve yeterli olduğundan davada husumet yöneltilen davalılar davalılar …, … ve … bakımından pasif dava ehliyeti yokluğundan davanın usulden reddine, ihyası istenilen şirketin terkin edildiği 06.01.2014 tarihte aleyhinde dava açılmış olduğundan re’sen terkin işleminin hukuka uygun olmaması nedeniyle davanın kabulüne, …’nün 4416 sicil numarasıyla sicile kayıtlı iken 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun Geçici 7. maddesi uyarınca re’sen sicilden terkin edilen Aşar İnşaat Taahhüt Madencilik Nakliye Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin ihyasına, tasfiye işlemlerini yürütmek üzere son yönetim kurulu başkanı …’ın tasfiye memuru olarak atanmasına, kararın bir örneğinin Ticaret Sicil Müdürlüğü’ne gönderilmesine karar verilmiş, karara karşı davalılar …, … ve … vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, yapılan istinaf incelemesinde; ihyası istenen şirketin TTK’nın Geçici 7. maddesi gereğince sicilden resen terkin edildiği, ihyası istenen şirketin Ordu İş Mahkemesi’nin 2010/55 Esas, 2014/624 Karar sayılı dosyasında hakkında yargılama yapılan şirket olduğu, hakkında dava bulunan şirketler hakkında resen terkin işlemi yapılamayacağı gerekçesiyle davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalılar …, … ve … vekili temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalılar …, … ve … vekilinin temyiz istemlerinin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 4,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalılar …, … ve …’dan alınmasına, 21.06.2021 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.