YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/1572
KARAR NO : 2021/4615
KARAR TARİHİ : 01.06.2021
MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Katılma Alacağı
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada bozma sonrası yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup, hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı … vekili, evlilik birliği içinde davalı adına satın alınan 633 parsele kayıtlı taşınmazın, davalı tarafça mal kaçırmak amacıyla devredildiğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak suretiyle davalı ile davacı arasındaki edinilmiş mallara katılma rejiminin tasfiyesi ile 10.000,00 TL katılma alacağının faiziyle birlikte tahsilini, davanın taşınmazı devralan üçüncü şahsa TMK’nin 229 maddesi gereği ihbarı ile üçüncü kişinin de hükümden sorumlu tutulmasını talep etmiştir. Bozma sonrası harcını yatırmak suretiyle sundukları 07.07.2020 tarihli dilekçeyle talep miktarı fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 584.126,86 TL olarak açıklanmıştır.
Davalı … vekili, taşınmazın borç ile alındığını ve borçlar nedeniyle satmak zorunda kaldığını, davacının hiçbir katkısının bulunmadığını ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur.
İhbar olunan …, verdiği borca karşılık taşınmazı satın aldığını, duruşmalara katılmak istemediğini belirtmiştir.
Mahkemece, davacının iddiasına, davalının savunmasına, davacıya ait aile nüfus kayıt tablosuna, incelenen dosyaya, getirtilen belgelere ve tüm dosya içeriğine göre; davacı vekiline 20.05.2014 tarihli duruşmada tanıklarının istinabe yoluyla dinlenilmeleri için gerekli tercüme işlemlerini yaptırmak üzere iki hafta kesin süre verildiği, davacı vekili mazeretli bulunduğundan ihtarın davetiye ile birlikte 09.06.2014 tarihinde tebliğ edildiği fakat buna rağmen gereğine riayet edilmediği ve taşınmazın muvazzalı olarak satıldığı belirtilen ve dava kendisine ihbar olunan …’ün kötü niyetli olduğu ve satışın mal kaçırma amacıyla yapıldığının sabit olmadığı ve böylelikle davacı davasını kanıtlayamadığından, davanın reddine karar verilmiştir. Davacı vekili tarafından temyiz itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde Daire’nin 2015/9223 Esas ve 2017/5039 Karar sayılı ilamıyla, tasfiyeye konu 633 parsele kayıtlı taşınmazın, eşler arasında edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu 28.04.2008 tarihinde satın alınarak, davalı eş adına tescil edildiğine, davanın katılma alacağı davası olduğu gözetilerek öncelikle, davanın kaldığı yerden devamı ile tasfiyeye konu edilen 633 parsele kayıtlı taşınmazın davalı eş tarafından edinme ve satış tarihlerini gösterir şekilde tedavüllü tapu kayıtları ilgili tapu müdürlüğünden getirtilerek mal rejimi sona erdiğinde mevcut durumun tespitine çalışılması, sonra yerleşik ilkelere uygun şekilde tüm deliller birlikte değerlendirilerek davacı tarafın katılma alacağı talebi hakkında bir karar verilmesi gerektiğine işaret edilerek hüküm bozulmuştur.
Bozma sonrası yapılan yargılama neticesinde Mahkemece verilen kararda, davanın kabulü ile; 584.126,86 TL katılma alacağının karar tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Hüküm, süresi içerisinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve uyulan bozma ilâmında açıklandığı üzere işlem yapılıp sonucu dairesinde hüküm tesis edildiğine göre davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince;
Dava hakkında verilen karar yukarıda açıklanan gerekçelerle bozulmuş, Yerel Mahkeme, Daire bozmasına uymuşsa da, bozmanın gereğini tam olarak yerine getirmemiştir.
Tapu kayıtlarından, dava konusu taşınmazın mal rejiminin sona erdiği tarih itibariyle mevcut olduğu anlaşılmakta ise de Mahkemece bozmada belirtilen şekilde taşınmazın mal rejimi sona erdiği tarihteki durumu (nitelik, seviye, aşama vs) netleştirilmeksizin, yazılı şekilde tamamının (%100) bittiği kabul edilerek karar verilmesi hatalı olmuştur. Edinilmiş mallara katılma rejimi tasfiye edilirken eşlere ait kişisel ve edinilmiş mallar, mal rejiminin sonra ermesi anındaki durumlarına (nitelik, seviye, aşama vs) göre değerlendirilir (TMK mad. 228/1). Somut olayda dava konusu taşınmazın mal rejimi sona erdiği tarih itibariyle inşaat seviyesi gereği gibi araştırma ve inceleme yapılarak tespit edilmeli, bu seviye durumuna göre taşınmazın tasfiye tarihi itibariyle sürüm değeri üzerinden davacının katılma alacağı hesaplanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin yazılı temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının (1) nolu bentte gösterilen nedenlerle reddine, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 01.06.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.