Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2019/6668 E. 2021/4603 K. 01.06.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/6668
KARAR NO : 2021/4603
KARAR TARİHİ : 01.06.2021

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : Tapu İptali ve Tescil, Olmaz İse Alacak
İLK DERECE MAHKEMESİ : Çarşamba 3. Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Çarşamba 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 18.01.2019 tarihli ve 2013/267 Esas, 2019/11 Karar sayılı kararıyla davanın kabulüne karar verilmiş, Mahkeme hükmüne karşı davalılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine şeklinde hüküm kurulmuş olup, bu kez davalılar vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyizi üzerine Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacılar vekili, vekil edenlerinin murisi … ile davalıların murisi … …’ın (tashih ile …) kardeş olduklarını, dava konusu 225 ve 237 parsel sayılı taşınmazların tarafların murislerine babaları … …’dan miras olarak kaldığını, …’in 20.3.1971 tarihli senet ile dava konusu taşınmazlardaki hisselerini kardeşi…’ye sattığını, Medeni Kanun’un 677. maddesine göre yazılı belgenin yeterli olduğunu açıklayarak, davalıların dava konusu parsellerdeki hisselerinin iptali ile vekil edenleri adına tesciline mümkün olmaz ise senet bedelinin günümüz koşullarına uygulanarak dava tarihinden itibaren faiziyle birlikte davalılardan alınmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalılar vekili, vekil edenlerinin murisi tarafından davacıların murisine dava konusu senedin verilmediğini, senedi kabul etmediklerini, … diye bir kişinin de olmadığını, taşınmazların vekil edenlerinin murisi Rabia’nın annesi Vahide’den kaldığını, yazılı şeklin yeterli olmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmesi üzerine, karara karşı davalılar vekili tarafından istinaf talebinde bulunulmuş, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin 8.11.2019 tarihli ve 2019/2000 Esas, 2019/2337 Karar sayılı kararı ile davalılar vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir. Bu defa, karara karşı davalılar vekili tarafından temyiz talebinde bulunulmuştur.
Dava, miras payının devrine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Dava konusu taşınmazlar 1969 yılında yapılan tapulama sırasında tarafların murisleri … ve … … adına paylı olarak tespit edilmiş olup, miras payı devir sözleşmesinin yapıldığı 1971 yılında paylı mülkiyet hükümlerine tabidir. Mirasçılar arasındaki miras payının yazılı sözleşme ile devri, kural olarak elbirliği şeklinde mülkiyet devam ettiği sürece olanaklıdır. TMK’nin 677.maddesinin paylı mülkiyete uygulanması mümkün olmayıp, paylı mülkiyet esasında devrin resmi şekilde yapılması gerekir.
Bu durumda, davacıların miras payı devri sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil isteğinin reddine karar verilmesi gerekirken kabulü doğru olmamıştır.
Davacılar vekili, terditli talep olarak bedel isteğinde bulunmuştur.
Geçerli bir sebebe dayanmaksızın bir kişinin mal varlığından diğerinin mal varlığına kayan değerlerin eksiksiz iadesi, denkleştirici adalet düşüncesine dayanır. Denkleştirici adalet ilkesi ise, haklı bir sebep olmaksızın başkasının mal varlığından istifade ederek kendi mal varlığını artıran kişinin elde ettiği bu kazanımı geri vermek zorunda olduğunu ve eski hale getirmede mal varlığında artış olan tarafın yükümlülüğünün bulunduğunu ifade eder. Ülkemizde yaşanan ve uzun yıllar boyu yüksek oranlarda seyreden enflasyon nedeni ile belli bir miktar paranın verildiği tarihteki alım gücü ile aynı miktar paranın aradan geçen zamana bağlı olarak iade günündeki alım gücünün farklı ve çok daha az olduğu bir gerçektir. Hukuken geçersiz sözleşmeler tasfiye edilirken, denkleştirici adalet kuralı gözardı edilmemelidir.
Hal böyle olunca, satış senedinde yer alan bedelin, denkleştirici adalet kuralları gereğince TEFE-ÜFE endeksleri, altın-döviz kurlarındaki artışlar, memur ve işçi ücretlerindeki artışlar gözetilerek dava tarihine kadar ulaştığı değerin saptanması ondan sonra davacılar vekilinin bedel isteği konusunda oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin yazılı temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile Samsun Bölge Adliye Mahkemesinin istinaf isteminin esastan reddine dair kararının KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi hükmünün 6100 sayılı HMK’nin 371. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HMK’nin 373/l.maddesi gereği kararın bir örneğinin Samsun Bölge Adliye Mahkemesi (1.) Hukuk Dairesine, dosyanın ise İlk Derece Mahkemesi Çarşamba 3. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 1.6.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.