YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/12548
KARAR NO : 2021/6307
KARAR TARİHİ : 13.09.2021
Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 01.04.2021 tarih ve 2021/2131 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 23.06.2021 tarih ve KYB-2021/70291 sayılı ihbarname ile;
Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan sanık …’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 268/1 delaletiyle 267/1 ve 62. maddeleri gereğince 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair … 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.07.2010 tarihli ve 2009/3 esas, 2010/445 sayılı kararını kapsayan, “Benzer bir olayda Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 09.12.2020 tarihli ve 2019/16369 esas, 2020/19207 karar sayılı ilamında yer alan “…5237 sayılı TCK’nın 268/1. maddesinde düzenlenen başkalarına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma suçunun oluşabilmesi için işlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılarak soruşturma ve kovuşturma işlemlerinin kimlik bilgileri verilen mağdur hakkında yapılmasına neden olunması gerekir. Bir adli soruşturma ya da kovuşturma işlemi olmaksızın kimlik bilgilerinin gizlenmesi amacıyla başkalarına ait kimlik bilgilerinin kullanılması ve verilen kimlik bilgilerine göre resmi belge düzenlenmesi halinde TCK.nın 206. maddesinde düzenlenen resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunma suçu, bir resmi belge düzenlenmemiş olması halinde 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 40/1. maddesinde düzenlenen kimliği bildirmeme kabahati oluşur…” şeklindeki açıklamalar karşısında,
Dosya kapsamına göre, sanığın 22.09.2008 tarihinde hakkında yapılan arama işlemi sonrasında kolluk görevlilerine kendisini Sezgin Yerlikhan olarak tanıtmasına rağmen parmak izine dayalı kimlik tespiti ve tanık beyanı ile gerçek kimliğinin tespit edildiği somut olay nedeniyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 206/1. maddesi gereğince resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan cezalandırılması talebi ile … Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 08.10.2008 tarihli ve 2008/89425 soruşturma, 2008/38297 esas, 2008/7486 sayılı iddianame üzerine yapılan yargılama neticesinde sanık hakkında anılan Kanun’un 268/1 delaletiyle 267/1 ve 62. maddeleri gereğince 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş ise de;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 225. maddesinde yer alan, “(1) Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir. (2) Mahkeme, fiilin nitelendirilmesinde iddia ve savunmalarla bağlı değildir.” şeklindeki düzenleme ile aynı Kanun’un 226/1. maddesindeki “Sanık, suçun hukukî niteliğinin değişmesinden önce haber verilip de savunmasını yapabilecek bir hâlde bulundurulmadıkça, iddianamede kanunî unsurları gösterilen suçun değindiği kanun hükmünden başkasıyla mahkûm edilemez.” biçimindeki hüküm karşısında, iddianamede anlatılan olaya ilişkin kanun maddesi değiştiğinde sanığa ek savunma hakkı verilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden” bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca, anılan kararın bozulması istenilmiş olmakla, Dairemize gönderilen dosya incelenerek gereği görüşüldü:
Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
İncelenen dosya içeriğine göre, kanun yararına bozma isteminin kapsamının TCK‘nin 268/1. maddesinde düzenlenen “başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması“ suçuna yönelik olması karşısında; 28.01.2020 tarih ve 31022 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak 01.02.2020 tarihinde yürürlüğe giren Yargıtay Büyük Genel Kurulunun işbölümüne ilişkin 23.01.2020 tarih ve 2020/1 sayılı kararı ile Yargıtay Kanunu’nun 14. maddesine göre kanun yararına bozma istemini inceleme görevinin Yüksek 8. Ceza Dairesine ait olduğu anlaşıldığından, Dairemizin GÖREVSİZLİĞİNE, dosyanın görevli daireye gönderilmesine, 13.09.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.