YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/2006
KARAR NO : 2021/14616
KARAR TARİHİ : 30.09.2021
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Nitelikli yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve eziyet
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanık … müdafii duruşmalı inceleme isteminde bulunmuş ise de; hükmolunan ceza miktarına göre 5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’un 318. maddesi gereğince takdiren duruşmasız olarak yapılan incelemede;
I- Sanıklar …, …, …, … ve … hakkında, mağdur …’a yönelik nitelikli yağma suçundan kurulan hükümler ile sanık … hakkında, mağdur …’a yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Sanıklar … ve … müdafiilerinin mazeretsiz olarak 26.12.2018 günlü karar oturumuna gelmedikleri, sanık … müdafiinin ise usûlüne uygun olarak haberdâr edilmesine rağmen yine mazeretsiz olarak duruşmalara katılım göstermediği anlaşılmış ise de; 5271 sayılı CMK’nın 188/1. maddesine 7070 sayılı Kanun’un 5. maddesi ile eklenen “Müdafiin mazeretsiz olarak duruşmaya gelmemesi veya duruşmayı terk etmesi halinde duruşmaya devam edilebilir.“ şeklindeki düzenleme uyarınca, tebliğnamedeki bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
Sanıklar …, …, …, … ve … hakkında, nitelikli yağma suçundan kurulan hükümler bakımından, 5237 sayılı TCK’nın 149. maddesinin 1. fıkrasının (a), (c) ve (h) bentleri yanında, yasal koşulları bulunmadığı hâlde ve ek savunma alınmadan (f) bendi ile de uygulama yapılması, birden fazla bent ihlâli ve gösterilen teşdit gerekçesi karşısında sonuç cezaya etkili görülmediğinden, tebliğnamedeki görüşün aksine bozma nedeni yapılmamış; adı geçen sanıkların mağdurdan cep telefonu, cüzdan ile 10 TL para yağmaladıklarının anlaşılması karşısında, yasal koşulları oluşmadığı hâlde TCK’nin değer azlığını düzenleyen 150/2. maddesi ile indirim yapılması karşı temyiz olmadığından ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun birden fazla kişi tarafından ve silâhla işlendiği anlaşılmakla; sanık … hakkında 5237 sayılı TCK’nın 109. maddesinin 3. fıkrasının (b) bendinin yanı sıra (a) bendinin de uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi ise artırım oranı değişmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, uyulan bozmaya, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hâkimler Kurulunun takdirine göre; suçların sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usûl ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Suçu birlikte işleyen sanıkların neden oldukları yargılama giderlerinden ayrı ayrı sorumlu tutulmaları yerine 5271 sayılı CMK’nın 326/2. maddesine aykırı olarak “eşit olarak tahsiline” şeklinde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar … ve … müdafii, sanıklar … ve … müdafii, sanık … müdafii ile sanıklar … ve …’nın temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye kısmen uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak yargılama giderlerine ilişkin hüküm fıkrasından “sanıklardan eşit olarak tahsiline” ilişkin bölüm çıkarılarak, yerine “sanıklardan neden oldukları yargılama giderinin ayrı ayrı alınmasına” tümcesi eklenmek suretiyle, eleştiriler dışında diğer yönleri usûl ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II- Sanık … hakkında, mağdur …’a yönelik eziyet suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Sanığa yüklenen ve 5237 sayılı TCK’nın 96/1. maddesine uyan eziyet suçunun gerektirdiği cezanın tür ve üst sınırına göre; aynı Kanunun 66/1-e, 67/4. maddelerinde öngörülen 12 yıllık uzamış ve kesintili zamanaşımının suç tarihi olan 16.01.2008 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görüldüğünden, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 30/09/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.