Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/1109 E. 2021/3816 K. 29.06.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/1109
KARAR NO : 2021/3816
KARAR TARİHİ : 29.06.2021

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
MAHKEMESİ : Çarşamba 2. Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hüküm, süresi içinde davacı … vekili ile davalı … vekilli tarafından istinaf edilmiş ,istinaf isteminin reddine, infazda tereddüt uyandırma ihtimali nedeni ile yeniden hüküm tesisine karar verilmiş, davacı … vekili ile davalı … vekilli tarafından bu kararın temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
– K A R A R-

Davacı alacaklılar vekili, davalı borçlu … hakkında takipler yapıldığını,, takiplerin semeresiz kaldığını, borçlunun mal kaçırma amacı ile dava konusu taşınmazını 21.10.2011 tarihinde davalı …’e devrettiğini belirterek, bu satışın iptalini talep etmiştir.
Davalı …, kendisinin İstanbulda ikamet ettiğini, borçluyu tanımadığını, taşınmazn satışını kardeşlerinin haber verdiğini ve rayiç bedelden aldığını davanın haksız açıldığını belirtmiştir.
Davalı borçlu …, cevap dilekçesi sunmamıştır.
Mahkemece, …’ın açtığı davada, tasarrufun tarihinin 21/10/2011, takibe dayanak senedin düzenleme tarihinin 01/01/2012 olduğu, borç ilişkisinin bu tarihten önce doğduğuna ilişkin davacı tarafın bir iddiasının da bulunmadığından dava koşullarının oluşmadığından bahisle davacı …’in davasının reddine ,diğer davacılar için dava şartlarının bulunduğu , davalılar arasında yapılan devir işleminin 6.000,00 TL bedelle yapıldığı, devir tarihi itibarı ile taşınmazın gerçek değerinin 79.701,00 TL olduğu, arada misli fark bulunduğu, davalılar tapuda gösterilenden farklı bir bedelin satış bedeli olarak kararlaştırıldığı ve ödendiğini iddia etmişlerse de bu hususta yazılı bir belge, ödeme dekontu gibi bir belge sunulmadığı gerekçesi ile davacılar Mustafa ve Mehmet’in davalarının kabulüne .karar verilmiştir. Karar davacı … vekili ve davalı … vekili tarafından istinaf edilmiştir.
İstinaf mahkemesi de, davalı borçlu ve davalı üçüncü kişi arasında yapılan devir işleminin tarihi itibarı ile taşınmazın gerçek değeri ile tapudaki değeri arasında misli fark bulunduğu davalı üçüncü kişinin tapuda gösterilenden farklı bir bedelin satış bedeli olarak kararlaştırıldığını ve ödendiğini devir tarihi veya devir tarihine yakın tarihli banka hesap hareketleri, banka ödemesi, kredi kullanımı gibi delillerle ispat etmediği, davalı tarafça sunulan 30.000 TL bedelli dekontların tarihinin (16/12/2011) tasarruf tarihi olan 21/10/2011’den sonrasına ait olmadığından, davacılar … ve …’ın davasının kabulünde bir isabetsizlik bulunmadığından istinaf başvurusunun esastan reddine, ancak mahkemece tasarrufun davacılara ait icra dosyalarındaki alacak ve ferilerinin tahsili ile sınırlı olmak üzere tasarrufun iptaline karar verilmesi gerekirken tasarrufun iptalinin kapsamı belirlenmeksizin infazda tereddüt oluşturacak şekilde yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olduğu kamu düzeninden olan bu hususun, yerel mahkeme kararının kaldırılarak yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiş, anılan karar davacı … vekili ve davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1.Davalı …’in temyizi davacı … ve …’ın kabul edilen davalarına ilişkin olduğu, davacı …’ın açtığı davanın dayanağı Çarşamba İcra Müdürlüğünün 2012/3174 sayılı takip dosyasındaki alacağın 856,81 TL , davacı alacaklı …’ın açtığı davanın dayanağı Çarşamba İcra Müdülüğünün 2014/4017 sayılı takip dosyasındaki alacağın 7.903,91 TL olduğu bu hali ile her iki davacılar yönünden verilen ve temyize konu dava değeri 2018 yılı için 47.530,00 TL’yi geçmediğinden bu davalara ilişkin bölge adliye mahkeme kararlarının temyizi kabil değildir.
Bu nedenle, davalı vekilinin temyiz dilekçesinin reddi gerekmiştir.
2. Davacı …’ın temyizine gelince:
İlk derece mahkemesince verilen karara yönelik olarak davacı … vekili tarafından yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK’nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön bulunmamasına, davacının borcun tasarruftan önce doğduğunu ispatlayamamış olmasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin temyiz dilekçesinin HMK 362/1-a maddesi gereğince REDDİNE, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı … vekilinin temyiz istemininin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, dairemiz karar örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesine gönderilmesine, aşağıda dökümü yazılı 14,90 TL kalan onama harcının temyiz eden davacı …’dan alınmasına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 29/06/2021 gününde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.