YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/5204
KARAR NO : 2021/5581
KARAR TARİHİ : 27.05.2021
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı, Ankara İli, … Yerleşkesi Sosyal Tesisleri Binasının davacı Kooperatif tarafından işletilmekte iken, … Sağlık Kültür ve Spor Dairesi Başkanlığı tarafından gönderilen yazıya uygun olarak 17/06/2013 tarihinde boşaltılarak devir teslim işleminin yapıldığını, taraflar arasında imzalanan ve 01/12/2009 tarihinde yürürlüğe giren İşbirliği Sözleşmesi ve Protokol hükümleri çerçevesinde 10 yıllığına kooperatifin işletmesinde bulunacağı düşüncesi ile yüklü miktarda masraf yapıldığını, yatırımlar daha yeni kendisini amorti ederek kâra geçmeye başlamış iken, tesisin boşalttırılması sonucunda büyük zarara uğradığını belirterek mahrum olunan kârların tazminine karar verilmesini istemiştir.
Davalı Üniversite, … Sosyal Tesislerinin İşletilmesi hususunda İşbirliği Protokolünün 10/11/2009 tarihinde imzalandığını, kiralama işlemlerini kapsamadığını, binanın Yüksekokul hizmet binası olarak kullanılacak olması nedeniyle en geç 17/06/2013 tarihi itibariyle sosyal tesis işletmeciliğinin sona erdirilmesinin istenildiğini, kooperatifin kayda değer kazancının olmadığını, davacı yanın mahrum kalınan kâr talebinin haksız ve kötü niyetli olduğunu belirterek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, taraflar arasında imzalanan protokolün feshi nedeniyle mahrum kalınan karın tazmini istemine ilişkindir.
Taraflar arasında imzalanan protokol ile,… Üniversitesi … Kampüsü … Sosyal Tesislerinin birlikte işletileceği karar altına alınmıştır. Bu protokolün 3. maddesi ile; “Konu ve kapsam bölümünde belirtilen tesislerin işletilmesi hususunda aşağıdaki usul ve esaslar uygulanacaktır.a)Tesislerin işletimi ile ilgili işçilik ilk madde ve malzeme, pazarlama, organizasyon faaliyetleri için yapılan harcamalar Kooperatif tarafından karşılanacaktır.b)Kooperatifin üstlenmiş olduğu hizmetlerin bedeli … Sosyal Tesislerinden İktisadi İşletmenin elde ettiği hasılatın % 85’dir. Kooperatif hizmet bedelini her ay sonu İktisadi işletmeye fatura edecektir. İktisadi İşletme ,fatura bedelini en çok 10 gün içerisinde Kooperatif’ e ödeyecektir. Ödenmemesi halinde Merkez Bankası reeskont faiz oranı üzerinden günlük faiz işletileceğini iktisadi işletme kabul eder c)Tesisin işletimi ,İktisadi İşletmenin tayin edeceği tesis sorumlusu veya sorumluları gözetiminde ,Kooperatifin tayin edeceği tesis sorumlusu ve çalışanlar vasıtası ile müştereken yürütülür. İktisadi işletmenin atayacağı sorumlu veya temsilcilerin yetkisi ancak tesisin daha iyi işletimi hususunda yapılabilecek işleri tavsiye etmekle sınırlıdır. d)Kooperatifin yapacağı hizmetleri alt yükleniciye yaptırma yetkisi vardır. ” şeklinde düzenlenmiştir.
Protokolün 4. maddesi ile protokolün 01.12.2009 tarihinde yürürlüğe gireceği süresinin de imza tarihinde itibaren 10 yıl olacağı belirlenmiş, 5. Maddesinde protokolün tek taraflı feshedilemeyeceği fesih halinde tarafların birbirlerinin uğrayacağı zararları karşılamayı taahhüt ettikleri anlaşılmıştır.
Mahkemece, Kooperatifin 2010-2011-2012-2013 yılları için toplam 504.598,18 TL zarar ettiği, yediemine teslim edilen 83 parça demirbaşla ilgili olarak da fatura vb. aidiyet belgesinin bulunmadığını, buna göre davacının tesislerin işletilmesinden zarar ettiğinin anlaşıldığını, davacının protokolün feshinden dolayı kalan süre için kâr elde edeceğini ve zarara uğradığını kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı Kooperatifin daha önceki yıllarda zarar ettiği gerekçesiyle ret kararı verilemez .
Öyle ki, davacı sözleşmenin bitim tarihi olan 10.11.2019 tarihine kadar kazanılması muhtemel tüm karlarının eldeki dava ile talep ettiğine ve mahkemenin de kabulünde olduğu gibi ,sözleşmenin davalı tarafça haksız feshedildiği gözetildiğinde geçmiş yıllarda zarar edilmesi gelecek yıllar içinde zarar edileceği sonucunun doğurmayacağı kabul edilmelidir. Bu nedenle, öncelikle ilgili odalardan sosyal tesislerin ne kadar kazanabileceği araştırılmalı ve davacının ticari defterleri incelenerek sonraki yılllar ilişkin net karı hesaplanmalıdır.
Bu durumda iki taraflı sözleşmelerin karşı tarafça haksız feshedildiği hallerde Türk Borçlar Kanunu’nun 125. madde hükmü gereğince kâr kaybı zararına uğrayan tarafın isteyebileceği zararın saptanmasında kıyasen yine aynı Kanun’un 325. maddesinde gösterilen kesinti yönteminin uygulanması gerekir. Bu yönteme göre kâr kaybı ise sözleşme ifa ile bitse idi zarar görenin elde etmesi muhtemel bütün gelirlerden yapması gereken bilcümle zorunlu harcama kalemleri ile sözleşme süresinden evvel feshedildiğinden süresinden evvel fesih nedeniyle sağladığı yani tasarruf ettiği haklar ve yine bu süre içerisinde başka işten sağlayacağı veya kasten sağlamaktan kaçındığı kazanç miktarları toplamı indirilerek bulunur.
Buna göre, mahkemece davacının net kârının ne olabileceği ayrıntılı ve denetime elverişli bilirkişi raporu ile tespit edilip sözleşme hükümlerine göre mahrum kalınan kârın belirlenmesi suretiyle karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde davalıya iadesine, HUMK’nin 440/I maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 27/05/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi