Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2012/18198 E. 2012/21686 K. 15.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/18198
KARAR NO : 2012/21686
KARAR TARİHİ : 15.10.2012

Hırsızlık suçundan sanık … hakkında yapılan duruşma sonunda; hırsızlık suçundan mahkumiyetine ilişkin … 18. Asliye Mahkemesince verilen 08.06.2006 tarih 2004/588esas 2006/643 sayılı hükmün sanık müdafiinin temyizi üzerine Dairemizin 16.01.2012 tarih ve 2011/4068-2012/718 sayılı ilamı ile oy birliği ile bozulması yolundaki kararına karşı, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 14.03.2012 tarih ve 2006/155371 sayılı yazısı ile bozma kararının kaldırılarak onanmasına karar verilmek üzere Yargıtay Birinci Başkanlığına itiraz talebinde bulunulması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun da 10.07.2012 tarih 2012/447-1067 sayılı kararı ile 6352 sayılı Yasanın 99 ve 101. maddeleri uyarınca itirazla ilgili yeniden değerlendirme yapılmak üzerine dosya Dairemize gönderilmekle okunarak gereği görüşülüp düşünüldü:
TÜRK MİLLETİ ADINA
Yargıtay C.Başsavcılığının 14.03.2012 tarih ve 2006/155371 sayılı itiraz istemi yerinde görülmüş olduğundan Dairemizin 16.01.2012 tarih ve 2011/4068-2012/718 Karar sayılı bozma kararı kaldırılarak yeniden yapılan incelemede;
Sanığın önceden kasıtlı suçtan hükümlülüğü bulunması nedeniyle 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanma olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede;
Sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b maddesi yerine yazılı şekilde uygulama yapılması sonuca etkili olmadığından; koşulları oluşmadığı halde 5237 sayılı TCK’nın 145. maddesinin uygulanması aleyhe temyiz olmadığından; 5252 sayılı Yasanın 9/3 maddesi uyarınca, sanık yararına olan hüküm önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağından, her iki Yasaya göre denetime olanak sağlayacak şekilde uygulanan Yasa maddeleriyle, verilmesi gereken cezalar ayrı ayrı tespit edilip, sonuç cezalar karşılaştırılarak lehe olan yasa belirlenip uygulama yapılması gerekirken, yazılı şekilde eksik ve denetime olanak vermeyecek biçimde hüküm kurulmuşsa da, her durumda 5237 sayılı TCK lehe olduğundan; 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinde belirtilen haklardan yoksun kılınma kararı verilmemiş ise de; anılan maddenin hükümlülüğün yasal sonucu olup, infaz aşamasında gözetilmesi olanaklı görüldüğünden bozma sebebi yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre sanık … müdafiinin temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, eleştiri dışında usul ve kanuna uygun bulunan hükmün tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA, 15.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.