YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/5788
KARAR NO : 2021/7342
KARAR TARİHİ : 21.10.2021
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti’nce başvurunun kısmen kabulüne dair karara karşı davacı vekili ve davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyeti tarafından verilen 25/03/2020 tarih, 2020/İHK-6907 sayılı başvuru sahibinin itirazının reddine, sigorta şirketinin itirazın kabulü ile itiraza konu kararın kaldırılmasına yeniden hüküm kurulmasına davanın reddine, dair verilen kararın süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili 13/06/2016 tarihinde yaya olan davacı murisine davalı tarafından sigortalanan aracın çarpması neticesinde vefat ettiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 50.000 TL destekten yoksun kalma tazminatı talebinde bulunmuş, talebini 23/12/2019 tarihli dilekçesi ile 53.505,00 TL olarak artırmıştır.
Davalı vekili davanın reddini savunmuştur.
Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kısmen kabulü ile 26.752,50 TL tazminata hükmedilmiş, hükme karşı taraflarca itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyetince, davacı vekilinin itirazının reddine, davalı vekilinin itirazının kabulü ile kararın kaldırılmasına ve başvurunun reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır. Buradaki amaç, destekten yoksun kalanların, desteğin ölümünden önceki yaşamlarında sahip oldukları sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır. Olaydan sonraki dönemde de, destek olmasa bile, onun zamanındaki gibi aynı şekilde yaşayabilmeleri için muhtaç oldukları paranın ödettirilmesidir. Yani, haksız bir eylem sonucu desteğini yitiren kimse, TBK’nun 53. maddesine dayanarak uğradığı zararın ödetilmesini isteyebilir.
Destek kavramı, gerçekleşmiş veya gerçekleşmesi umulan bir bakım ilişkisini gösterir. Eylemli ve düzenli olarak bir kimsenin geçimini kısmen veya tamamen sağlayacak biçimde ona yardım eden veya olayların olağan akışına göre eğer ölüm gerçek1eşmeseydi az veya çok yakın bir gelecekte de bu yardımı sağlayacak olan kimse destek sayılır. Bu manada, bir başka kişiye fiilen bakan, onu geçindiren veya ileride bakma, geçindirme ihtimali bulunan kişi, destektir. İlk durumda eylemli destek, ikinci durumda ise varsayımsal (farazi) destek kavramı söz konusudur. İfade olunan bu hususlar, gerek öğretide gerekse Yargıtay uygulamalarında kabul edilmiş olup, destek kavramının sadece mali olarak yardımı ifade etmediği, bakım ve hizmet etmek suretiyle sağlanacak katkıyı da kapsadığı genel olarak kabul edilmektedir. Ancak, ölenin sadece mali olarak değil bakım ve hizmet etmek suretiyle anne babasına destek olabilmesi için de, her şeyden önce kendi sağlık durumunun bu bakım ve hizmeti sağlamaya elverişli olması gerekir.
Somut olayda; olay sebebiyle vefat edenin davacının oğlu olduğu ve %70 orta düzeyde mental reterdasyon rahatsızlığının bulunduğu, davacının vefat eden oğlunun engellilik durumu sebebiyle engelli bakım ücreti aldığı anlaşılmaktadır. Kazada vefat edenin engel oranının ve sebebinin belirlenmesi, gerek mali olarak gerekse bakmak ve hizmet etmek suretiyle davacı annesine destek olup olamayacağının tespitinde önem arz ettiği için, hakem heyetinin bu konudaki araştırması yetersizdir.
Açıklanan tüm bu hukuki ve maddi olgular karşısında hakem heyetince; davacının ölen oğlunun engelli maaşı almasına neden olan, engelliliğine yol açan sağlık sorununun ne olduğunun ve engel oranının saptanması bakımından, ölene ait tıbbi belgeler ile engelli maaşı bağlanmasına ilişkin sağlık raporlarının ilgili yerlerden getirtilmesi; ölenin engellilik oran ve sebebi konusunda gerekirse Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Ana Bilim Dalı bölümlerinden rapor alınması; engellilik sebep ve oranına göre davacıya destek olma imkanı olup olmadığı değerlendirilmek suretiyle, oluşacak sonuca göre davacının maddi tazminat istemleri hakkında bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle davacının temyiz itirazının kabulü ile kararın BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 21/10/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.