Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2018/4958 E. 2021/9460 K. 01.11.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/4958
KARAR NO : 2021/9460
KARAR TARİHİ : 01.11.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Sahte fatura düzenleme, sahte fatura kullanma

Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08/11/2018 tarihli 2018/427 Esas ve 2018/517 Karar sayılı ilamı ile sahte fatura düzenleme/kullanma suçlarında suça konu faturaların, 213 sayılı VUK‘nin 230. maddesine göre yalnızca unsurlarının tespiti amacıyla incelenmesinde zorunluluk bulunmadığı ve Honoz Cumhuriyet Başsavcılığının 04.01.2011 tarih ve 2011/6 Esas sayılı iddianamesi anlatımında “ 5590054551 vergi kimlik numaralı … Vergi Dairesi mükellefi …’a ait sahte faturaları da kullandığı” ibaresi bulunduğu, dosya kapsamında bulunan vergi raporlarında … tarafından düzenlenen faturaların 2009 tarihli olduğunun anlaşılması karşısında.; 2009 sahte fatura kullanma suçundan dava bulunduğu kabul edilmekle, tebliğnamedeki bu hususlara yönelik bozma isteyen düşüncelere iştirak edilmemiştir.
1) Sanık hakkında “2009 takvim yılında sahte fatura düzenleme ve kullanma” suçundan verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik sanık müdafisinin temyizinin incelenmesinde;
Honoz Cumhuriyet Başsavcılığının 04.01.2011 tarihli, 2011/6 Esas sayılı, Denizli Cumhuriyet Başsavcılığının 23.05.2017 tarihli 2017/4517 Esas sayılı iddianameleri ile 213 sayılı VUK’nin 367. maddesi uyarınca dava şartı olan mütalaa ve ekindeki vergi suçu raporuna uygun olarak sanık hakkında 2009 takvim yılında sahte fatura düzenleme ve kullanma suçlarından kamu davası açıldığı, sahte fatura kullanma ve düzenleme suçlarının birbirinden ayrı ve bağımsız suçları oluşturduğu gözetilmeden tek hüküm kurulması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni sayılmamış, 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın, Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarihli 2014/140 esas ve 2015/85 karar sayılı iptal kararı ile birlikte infaz aşamasında yeniden değerlendirilmesi mümkün görülmüştür.
Yargılamanın hukuka uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmada ileri sürülen hususların gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hukuka uygun yöntemlerle elde edilen delillerin değerlendirilerek fiilin sanık tarafından işlendiğinin tespit edildiği, suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, cezanın kanuni takdir sınırlarında uygulandığı tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, sanık müdafisinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün ONANMASINA,
2) Sanık hakkında “2008 takvim yılında sahte fatura düzenleme” suçundan verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik sanık müdafisinin temyizinin incelenmesinde;
Suç tarihinin son fatura tarihi dikkate alındığında “31.12.2008” olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanığa yüklenen “sahte fatura düzenleme” suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, 31.12.2008 olan suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla sanık müdafisinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen olağanüstü dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi uyarınca DÜŞMESİNE, 01.11.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.