Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2020/3926 E. 2021/4891 K. 09.06.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/3926
KARAR NO : 2021/4891
KARAR TARİHİ : 09.06.2021

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
MAHKEMESİ : Edremit 2. Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Edremit 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 28.03.2017 tarihli ve 2015/328 Esas, 2017/163 Karar sayılı kararıyla kısmen kabulüne karar verilmiş, Mahkeme hükmüne karşı davacılar tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine şeklinde hüküm kurulmuş olup, bu kez davacı … vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyizi üzerine Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Dava dilekçesinde, davacılar …, … ve …’ın Edremit’te kurulu … Vakfı’nın galle fazlasına müstehik vakıf evladı olduğunun tespiti istenmiş; Mahkemece, galle fazlası için vakfiyede batın şartı olduğu, davacıların ön batınında sağ evlat olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile davacıların vakıf evladı olduğunun tespitine karar verilmiştir.
Davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın davacılar … ile davacı … vekili tarafından istinaf edilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacılar …’ın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi üzerine davacı … vekilince istinaf isteminin esastan red kararı temyiz edilmiştir.
Dava, mülhak vakfın gelir fazlasından faydalanma amacına yönelik galle fazlasına müstehak vakıf evladı olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Hukuk Mahkemelerinin kesin olduğu yasalarla belirtilenler dışındaki kararlarının kanun yolu denetimi, 5235 sayılı Yasa ile kurulan Bölge Adliye Mahkemelerinin faaliyete geçtiği 20.07.2016 tarihine kadar sadece Yargıtay tarafından “temyiz yolu ile” yapılmakta iken, 5235 sayılı Yasa ile kurulan bölge adliye mahkemelerinin 20.07.2016 tarihinde faaliyete geçirilmesi üzerine kanun yolu denetimi iki kademeli hale gelmiştir. Başka bir deyişle, İlk Derece Mahkemelerinin 20.07.2016 tarihinden sonra verdiği kararlara karşı doğrudan temyiz yolu kapatılmıştır.
6100 sayılı HMK’ daki yeni düzenleme ile getirilen istinaf kanun yolu, ilk derece mahkemesi ile temyiz incelemesi arasında, ikinci derece bir denetim mekanizması ve kanun yoludur.
İstinaf kanun yolunun uygulanması durumunda, İlk Derece Mahkemesi kararından sonra, karar önce istinaf denetimine tâbi tutulacak, istinaf denetiminden sonra temyiz yolu açıksa temyize başvurulabilecektir.
Yeni kanun yolu sistemine göre yargılama üç aşamalı olacaktır. Önce İlk Derece Mahkemesinde yargılama yapılarak karar verilecek, ardından bölge adliye mahkemesinde istinaf incelemesi yapılacak, son olarak da Yargıtay’da temyiz incelemesi yapılacaktır.
Bölge Aliye Mahkemesi, istinaf başvurusu üzerine ya tarafın istinaf başvurusunu usulden/esastan reddedecek, ya da İlk Derece Mahkemesi kararını kaldırarak yeni bir karar verecektir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusu reddedilen tarafın ya da istinaf incelemesi sonucunda ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak yeni karar verilmesi halinde aleyhine karar verilen tarafın temyiz hakkı bulunmaktadır.
Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusu değerlendirilmeyen taraf açısından ortada temyiz edilebilecek ya da temyiz dilekçesi verilmiş ise Yargıtay tarafından o taraf açısından temyizen incelenebilecek bir karar yoktur.
6100 sayılı HMK’nın 359. maddesinin ikinci fıkrasında da; “Hükmün sonuç kısmında, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. “şeklinde, İlk Derece Mahkemeleri tarafından verilecek kararlarda hangi hususların bulunması gerektiğiyle ilgili olarak düzenleme yapılmıştır.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden, dosya davacılarının Kaan, Şencan ile 03.12.2012 doğumlu Defne adına velayeten anne-babası Barış ve … tarafından açıldığı, İlk Derece Mahkemesi kararı davacılardan Defne adına yasal temsilcilerinin verdiği vekaletnameye istinaden Av. …’a 07.08.2017 tarihinde tebliğ edilmiş, Av. … tarafından 21.08.2017 tarihinde istinaf dilekçesi verilmekle ve gerekli istinaf karar harcı ve başvuru harcı yatırılarak süresinde istinaf yoluna başvurulmuştur.
Bu açıklamalardan sonra somut olay incelendiğinde; Bölge Adliye Mahkemesince davacılar …’in istinaf istemi değerlendirilmiş, davacı … vekilinin istinaf istemi ise değerlendirilmemiş ve adı geçen davacının istinaf istemi hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmediği anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca; bölge adliye mahkemesince, taraf vekillerinin istinaf başvurusu üzerine HMK’nin 359. maddesine uygun hüküm sonucu oluşturulmadığı, davacı … yönünden ortada temyizen incelenebilecek bir kararın bulunmadığı dikkate alınarak; davacı … vekilinin istinaf başvurusu da değerlendirilmek üzere bir karar verilmesi için bölge adliye mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulüyle HMK’nin 371. maddesi gereğince Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, bozma sebebine göre davacı … vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 09.06.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.