Yargıtay Kararı 5. Hukuk Dairesi 2020/5696 E. 2021/5627 K. 15.04.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/5696
KARAR NO : 2021/5627
KARAR TARİHİ : 15.04.2021

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne ilişkin verilen ilk derece mahkemesinin kararına karşı davalı idare vekilinin istinaf başvurusu üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesinin 14. Hukuk Dairesince istinaf isteminin kabulü ile uzlaşma dava şartı yokluğu nedeniyle HMK’nın 353/1-a-4 maddesi yollanması ile HMK’nun 353/1-b-3 maddesi uyarınca davanın reddine karar verilmesine dair yukarıda gün ve sayıları yazılı kararının Yargıtay’ca incelenmesi, davacılar vekilince verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karara karşı, davalı idare vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesince kabulü ile uzlaşma dava şartı yokluğu nedeniyle HMK’nun 353/1-a-4 maddesi yollaması ile 353/1-b-3 maddesi uyarınca davanın reddine karar verilmiş olup; hüküm, davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
Dosya kapsamında yapılan incelemede; davacı vekilinin davalı … Müdürlüğüne hitaben 03.12.2018 ve 12.02.2019 olmak üzere iki kez uzlaşma başvurusunda bulunduğu, her iki uzlaşma başvurusuna davalı idare tarafından 11.12.2018 ve 14.02.2019 tarihli cevabi yazılarla; dava konusu taşınmaza elatmanın 1956 tarihi öncesi olduğundan bahisle herhangi bir ödeme yapılmasının mümkün olmadığının belirtildiği görülmüştür. Bu durumda davalı idarenin davacılar ile uzlaşmayacağı sabit olup, başlangıçtaki dava şartı noksanlığının yargılama devam ederken tamamlandığı anlaşılmaktadır.
HMK’nun 115/3. maddesinde “Dava şartı noksanlığı mahkemece davanın esasına girilmesinden önce fark edilmemiş, taraflarca ileri sürülmemiş ve fakat hüküm anında bu noksanlık giderilmişse, başlangıçtaki dava şartı noksanlığından ötürü, dava usulden reddedilemez.” hükmü düzenlenmiş olup, dava şartı eksikliğinin yargılama sırasında tamamlanması durumda başlangıçtaki dava şartı noksanlığından davanın reddedilemeyeceği belirtilmiştir.
Bu itibarla; davacılar vekili tarafından, davalı idareye dava konusu taşınmazla ilgili uzlaşma talebini içeren dilekçenin verildiği; uzlaşma dava şartının yargılama devam ederken yerine getirildiği, HMK 115/3 maddesi uyarınca başlangıçtaki dava şartı eksikliği, yargılama devam ederken giderilmişse başlangıçtaki dava şartı noksanlığından ötürü dava usulden reddedilemez hükmü ve usul ekonomisi gereğince, işin esasına girilerek bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Davacılar vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesinin hükmünün açıklanan nedenlerle HMK’nun 371. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 15/04/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.