Yargıtay Kararı 5. Hukuk Dairesi 2020/10866 E. 2021/8455 K. 08.06.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/10866
KARAR NO : 2021/8455
KARAR TARİHİ : 08.06.2021

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Yasa ile değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi, taraf vekillerince verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü.

Dava, 4650 sayılı Yasa ile değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini istemine ilişkindir.
Mahkemece, uyulan bozma kararı gereğince inceleme ve işlem yapılarak hüküm kurulmuş; karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Arsa niteliğindeki… İli, Merkez İlçesi,… Mahallesi, 768 ada 31 parsel sayılı taşınmaza 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 11/1-g maddesi uyarınca emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesine bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak;
1)Bozma öncesi hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda tespit edilen yapı ve ağaç bedelleri ile kalan alanda değer azalışına ilişkin bozma yapılmadığı halde; bozma ilamı sonrası alınan bilirkişi kurulu raporunda, yapı ve ağaç bedelleri yeniden hesaplanmak suretiyle ve kalan alanda değer azalışı oluşacağı kabul edilerek davacı idare lehine oluşan usulü kazanılmış hak gözetilmeden, yazılı şekilde fazla bedel tespiti,
2)2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine 6459 sayılı Yasanın 6. maddesi ile eklenen hüküm uyarınca, dava dört ay içerisinde sonuçlandırılamadığından, Anayasa Mahkemesinin 19.12.2013 tarih ve 2013/817 başvuru numaralı 1. Bölüm kararı da göz önüne alınarak kamulaştırma bedeline yasal faiz yürütülmesine karar verilmiş ise de; bozma kararı öncesi hükmedilen bedele ilk karar tarihine, fark bedele ise ikinci karar tarihine kadar ve son bozma ile oluşan fark bedele ile son karar tarihine kadar faiz yürütülmesi gerektiğinin düşünülmemesi,

3)Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin 12055/17 numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli kararı ve Anayasa Mahkemesinin 2016/9364 başvuru numaralı, 01.06.2019 gün 30791 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan kararı da göz önüne alınarak, davanın niteliği gereği davacı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Doğru değil ise de; bu yanılgıların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden,
Gerekçeli kararın hüküm fıkrasının;
a)3 numaralı bendinde yer alan (153.460,17 TL) sayısının çıkartılmasına, yerine (133.490,48 TL) sayısının yazılmasına,
b)Faize ilişkin 4 numaralı bendinin çıkartılmasına, yerine (Belirlenen kamulaştırma bedelinin; ilk kararda hüküm altına alınan kısmından acele el koyma dosyasında tespit edilen bedel düşüldükten sonra kalan 1.748,85-TL.’sine 28.06.2012 tarihinden, ilk karar tarihi olan 26.09.2012 gününe; ikinci karar ile oluşan 15.982,30 TL fark bedele 28.06.2012 tarihinden, ikinci karar tarihi olan 16.12.2015 gününe, bozma sonrası oluşan bakiye 6.019,78 TL fark bedele ise 28.06.2012 tarihinden son karar tarihi olan 10.09.2018 gününe kadar geçen süre için yasal faiz uygulanmasına, tespit edilen kamulaştırma bedelinin tapu kaydındaki hisseleri oranında davalılara ödenmesine, tapu kaydındaki takyidatların hükmedilen bedele yansıtılmasına) cümlesinin yazılmasına,
c)8 numaralı fıkrasının hükümden çıkartılmasına,
Hükmün böylece DÜZELTİLEREK ONANMASINA, davalılardan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 08/06/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.