Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2021/1327 E. 2021/5480 K. 24.06.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/1327
KARAR NO : 2021/5480
KARAR TARİHİ : 24.06.2021

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi, Ecrimisil

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, ecrimisil istemi yönünden kısmen kabulüne kısmen reddine, elatmanın önlenmesi istemi yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş olup hükmün davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

K A R A R

Davacılar vekili, müvekkillerinin paydaşları olduğu dava konusu 3 parsel sayılı taşınmaz üzerinde mülkiyet hakkı bulunmayan davalı şirketin işlettiği benzin istasyonunun bulunduğunu, şirketin taşınmazın kalan kısmını da kira bedeli almak sureti ile davalı paydaş … …’nin turizm şirketlerine otobüs park yeri olarak kullandırması sebebi ile taşınmazı kullanımlarının mümkün olmadığını öne sürerek, elatmanın önlenmesine ve 12.04.2013 tarihinden itibaren yıllık 30.000 TL kullanım bedelinin yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekili, taşınmazın bir kısmından otobüs firmalarının yararlandırılmasının söz konusu olmadığını,davalı …’nin davacıların taşınmazdan yararlanmasını engelleyecek hiç bir girişimde bulunmadığını,davalı şirket ortakları … … ve dava dışı …’in dava konusu edilen her iki parselde de paydaş olduklarını, intifadan men şartının gerçekleşmediğini açıklayarak, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, meni müdahale talebi yönünden dava atiye bırakıldığından karar verilmesine yer olmadığına, ecrimisil talebi yönünden ise hükme esas alınan bilirkişi raporu uyarınca her bir davacı için 7.000 TL olmak üzere toplam 14.000 TL ecrimisilin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, karar davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, elatmanın önlenmesi ve ecrimisil istemine ilişkindir.
1. Davalı … Akaryakıt Ltd. Şti. vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde,
Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davalı şirket vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davalı … vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde,
Gerek öğretide ve gerekse yargısal uygulamalarda ifade edildiği üzere; ecrimisil, diğer bir deyişle haksız işgal tazminatı zilyet olmayan hak sahibinin, hak sahibi olmayan kötüniyetli zilyetten isteyebileceği bir tazminat olup, 08.03.1950 tarihli ve 22/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında; fuzuli işgalin tarafların karşılıklı birbirine uygun iradeleri ile kurduğu kira sözleşmesine benzetilemeyeceği, niteliği itibarı ile haksız bir eylem sayılması gerektiği, haksız işgal nedeniyle oluşan zararın tazmin edilmesi gerekeceği vurgulanmıştır.
Ecrimisil, haksız işgal nedeniyle tazminat olarak nitelendirilen özel bir zarar giderim biçimi olması nedeniyle, en azı kira geliri karşılığı zarardır. Bu nedenle, haksız işgalden doğan normal kullanma sonucu eskime şeklinde oluşan ve kullanmadan kaynaklanan olumlu zarar ile malik ya da zilyedin yoksun kaldığı fayda (olumsuz zarar) ecrimisilin kapsamını belirler. Haksız işgal, haksız eylem niteliğindedir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 25.02.2004 tarihli ve 2004/1-120-96 sayılı kararı).
Belirtilmesi gereken diğer bir husus ise, TMK’nin 6. maddesi uyarıca iddia sahibinin iddiasını ispat ile yükümlü olup, ecrimisil isteğine ilişkin davalarda da, öncelikle davacının işgalin varlığını, süresini ve işgalli alanın miktarını kanıtlamasının gerektiği, diğer bir anlatımla Mahkeme tarafından kabul kararı verilebilmesi için, dava konusu taşınmazların, davalıların kullanımında olduğunun duraksamaya yer vermeyecek şekilde ispat edilmesi gerektiğidir.
Yukarıda açıklanan ilkeler ışığında somut uyuşmazlık incelendiğinde, davacılar, davalı paydaş … ……’nin dava konusu taşınmazın bir kısmını kendisine ait turizm şirketlerine otobüs park yeri olarak kullandırdığını öne sürerek anılan davalıdan ecrimisil talep etmişler ve dava dilekçesinde tanık deliline dayanmışlardır. Ne var ki; Mahkemece tanık isimlerinin bildirilmesi için süre ve imkan tanınmadan hüküm tesis edilmiştir.
Hal böyle olunca; Mahkemece, davacılar vekiline tanık isimlerini bildirmesi için süre ve imkan tanınmalı, tanık bildirilmesi halinde, mahallinde yeniden keşif icra edilerek tanıkların bilgilerine başvurulmalı, taşınmazın iddia edildiği şekilde davalı tarafça otobüs park yeri olarak kullandırılıp kullandırılmadığı tespit edilmeli ve ulaşılacak sonuca göre karar verilmelidir. Mahkemece, anılan hususlar üzerinde durulmadan eksik araştırma ile yazılı olduğu üzere davalı … aleyhine hüküm kurulmuş olması isabetsizdir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte gösterilen nedenlerle davalı … Akaryakıt Ltd. Şti. vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte gösterilen nedenlerle davalı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile usul ve kanuna aykırı bulunan hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK’un 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 24.06.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.