Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2020/4063 E. 2021/10505 K. 14.06.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/4063
KARAR NO : 2021/10505
KARAR TARİHİ : 14.06.2021

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
KARAR TARİHİ : 18.06.2020
SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbbüs ve bu suça azmettirme.
HÜKÜMLER : 1) İstanbul 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 01.10.2019 tarih, 2018/418 Esas ve 2019/365 Karar sayılı kararı ile;
a-Sanık …’ın mağdur …’a karşı kasten öldürmeye teşebbüs suçuna azmettirmeden CMK’nin 223/2-e maddesi gereğince beraatine,
b-Sanık …’nın mağdur …’a karşı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan TCK’nin 81/1, 35/2, 53,58,63 maddeleri gereğince 12 yıl hapis cezası ile mahkumiyetine dair;
2) İstinaf başvurusunun esastan reddine dair; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 18.06.2020 tarih, 2019/2371Esas ve 2020/730 Karar sayılı kararı.
TEMYİZ EDENLER : Sanık … müdafii , katılan … vekili.

TÜRK MİLLETİ ADINA

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 18.06.2020 tarih, 2019/2371Esas ve 2020/730 Karar kararı sanık … müdafii ve katılan … vekili tarafından 5271 sayılı CMK’nin 291. maddesinde belirtilen süre içinde temyiz edildiği anlaşılmıştır.
Dosya incelendi.
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Sanık … hakkında mağdur …’a karşı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan kurulan mahkumiyet, sanık … hakkında mağdur …’a karşı kasten öldürmeye teşebbüse azmettirme suçundan kurulan beraat hükmüne dair İstanbul 5. Ağır Ceza Mahkemesince kurulan hükümlere karşı sanık … müdafii ile katılan vekili tarafından istinaf başvurularında bulunulması üzerine, kurulan hükümler yönünden sanık … müdafii ile katılan vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 18.06.2020 tarih, 2019/2371 Esas ve 2020/730 Karar sayılı kararında bozma nedenleri dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık … müdafiinin; sanığın öldürme kastının olmadığına, meşru müdafanın varlığına, haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine,
Ancak;
Dosya kapsamına göre; olay tarihinde mağdur …’ın atıl durumda bulunan bir işyerinde bekçi olarak çalışmaya başladığı, iş yerine sanıklardan …’ın yanında bulunan iki kişi ile gelerek içeride bulunan molozları almak için binaya girmeye çalıştıkları, mağdurun, işyeri sahibinin molozları başka birine vereceğini söyleyerek binaya girmelerine müsaade etmemesi üzerine “o molozları kimseye toplatmayız” diyerek uzaklaştıkları, daha sonra yanlarında … olarak bilinen, elinde pompalı silah olan diğer sanık … ile tekrar geldikleri ve tekrar hurda demirleri istedikleri hurdaların alınamaması üzerine sanık …’ın işaret vermesi ile sanık …’ın elindeki silahla ateş ederek katılanı yaraladığı ve olay yerinden kaçtığı anlaşılan olayda;
1)Sanık … hakkında mağdur …’a karşı kasten öldürmeye teşebbüse azmettirme suçundan kurulan beraat hükmünün incelenmesinde; tanık … ve …’nin beyanlarından da anlaşılacağı üzere, sanık …’ın olay yerindeki molozları firma sahiplerinin rızaları dışında olay öncesi ve olay gününde ısrarla almak istediği, bu nedenle mağduru ve firma sahiplerini tehdit ettiği, olay günü, diğer sanık … ile fikir ve irade birliği yaparak, olay yerine gittikleri fiil üzerinde hakimiyet kurdukları da dikkate alınarak, sanık …’ın eyleminin TCK’nin 37/1 maddesi delaletiyle TCK’nin 82/1-i, 35 maddeleri kapsamında kalıp kalmayacağı hususu da tartışılarak, sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde beraat kararı verilmesi.
2)Sanık …’ın katılan …’a karşı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün incelenmesinde; İstanbul Adli Tıp Şube Müdürlüğü’nün 19.09.2018 tarihli raporunda belirtildiği üzere, katılan …’ın kasık, batın ve uyluk bölgelerinden çoklu saçma girişi ile olacak şekilde, batına nafiz olacak, barsaklarda perforasyona, omurlarda ve femurda ağır (6) derecede çoklu kemik kırığına, sol iliak arter ve vende harabiyetlere ve hayati tehlikeye neden olacak şekilde yaralandığı anlaşılmakla, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı dikkate alınarak 9 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası öngören TCK’nin 35. maddesinin uygulanması sırasında üst sınıra yakın bir ceza belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde 12 yıl hapis cezasına hükmedilmek suretiyle eksik ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş olup; katılan … vekilinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin bu nedenlerle tebliğnamedeki düşünceye aykırı olarak BOZULMASINA,
Dosyanın, 28.02.2019 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7165 sayılı Kanun’un 8. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 304/2-a maddesi gereğince “İstanbul 5. Ağır Ceza Mahkemesi’ne, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi’ne” gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14/06/2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.