Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2021/19623 E. 2021/12585 K. 29.06.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/19623
KARAR NO : 2021/12585
KARAR TARİHİ : 29.06.2021

Hırsızlık suçundan sanık hakkında yapılan duruşma sonunda; anılan suçtan sanık hakkında verilen mahkumiyet kararına ilişkin …. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 04.02.2016 tarih 2015/647 E. 2016/59 K. sayılı hükmün o yer Cumhuriyet Savcısı tarafından temyizi üzerine Dairemizin 18.05.2021 tarih ve 2021/8297-2021/9238 E-K sayılı ilamı ile sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün oy birliği ile bozulmsına karar verildiği, bu karara karşı, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 12.06.2021 tarih ve 2-2016/228211 sayılı yazısı ile özetle, o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz süresinin tefhim tarihinden itibaren bir ay olduğu bu sebeple temyiz talebinin süre yönünden reddine karar verilmesi yönünde itiraz talebinde bulunulması üzerine dosya Daireye gönderilmekle okunarak gereği görüşülüp düşünüldü:

TÜRK MİLLETİ ADINA

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ile Dairemiz arasında somut vak’a bazındaki uyuşmazlık; Cumhuriyet Savcısı hazır bulunmaksızın duruşma yapılan mahkemelerce verilen kararları, o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz etmesi hâlinde, temyiz süresi ve başlangıcının ne olduğu konusundadır.
Esasen Ağır Ceza Savcısının mülhakat Asliye Ceza kararlarını temyiz etmesi hâlini de birlikte ifade etmek gerekirse, “görüldü savcısı”nın mülhakat Asliye Ceza Mahkemesi kararları ile Savcının katılmadığı aynı yer veya mülhakat tek hakimli çocuk ceza ya da asliye ceza mahkemesi kararlarını temyiz süresi ve başlangıcı konusunda Dairemiz ile bazı Yargıtay Ceza Genel Kurulu kararları arasında da görüş ayrılığı bulunmaktadır.
1412 sayılı CMUK’nın “Temyiz Talebi ve Süresi” başlıklı 310. maddesi uyarınca;
“Temyiz talebi, hükmün tefhiminden bir hafta içinde hükmü veren mahkemeye bir dilekçe verilmesi veya zabıt katibine yapılacak beyanla olur. Beyan tutanağa geçirilir ve tutanak hakime tasdik ettirilir.
Hükmün tefhimi sanığın yokluğunda olmuşsa bu süre tebliğ tarihinden başlar.
Sulh mahkemelerinin temyizi kabil kararları, yargı çevresi içinde bulundukları Asliye ve Ağır Ceza Mahkemeleri nezdindeki Cumhuriyet Savcıları tarafından, tefhim tarihinden itibaren bir ay içinde temyiz edilebilir.”
469 sayılı Mehakimi Şer’iyenin İlgasına ve Mehakimin Teşkilatına ait Ahkâmı Muaddil Kanun’un 5/2 ve 825 sayılı Ceza Kanunu’nun Mevkii Mer’iyete Vaz’ına Müteallik Kanun’un 28/2. maddeleri uyarınca, o yer ya da mülhakat asliye(veya savcısız duruşma yapan tek hakimli çocuk) ceza mahkemesi kararlarını görüldü Savcısının temyiz süresi ise; temyiz süresi yedi günden onbeş güne çıkartılmış ve sanık lehinedir.

Kaldı ki, sonradan yürürlüğe giren kanun önceden yürürlükte olan kanunu zımnen ilga edebilir. Bir kısım kararlar yönünden yürürlükte olan 1412 sayılı CMUK’un 310. maddesi 7035 sayılı Kanunla zımnen ilga edilmiştir.
Bu düşüncelerden hareketle, 7035 sayılı Kanunla eklenen geçici birinci maddesiyle; 5271 sayılı CMK’nın 291. maddesinde yapılan değişiklikler, “Bu (7035) Kanunun yürürlüğe girdiği tarih ve sonrasında verilen kararlara uygulanır.” denilmek suretiyle, doğrudan ya da istinaf sonrası ayırımı yapmaksızın, 7035 sayılı Kanunun yürürlüğe girmesinden itibaren verilen bütün kararların onbeş(15) günlük yeni temyiz süresine tâbi olduğu açıkça vurgulanmıştır.
Özetlenecek olursa; Yasa gereği yokluğunda karar verilen “görüldü savcısı”nın, 05.08.2017’den önce verilen o yer veya mülhakat Asliye Ceza Mahkemesi kararlarını temyiz süresi, kararı temyize hakkı olan diğer süjelerle eşit biçimde ve tebliğden itibaren bir haftadır. 05.08.2017 ve sonrasında verilen kararlarda ise bu süre; tebliğden itibaren onbeş(15) gündür.
Bu açıklamalardan sonra somut olay değerlendirildiğinde, 04.02.2016 tarihinde o yer Asliye Ceza Mahkemesi tarafından Cumhuriyet Savcısının yokluğunda verilen karar, o yer Cumhuriyet Savcısı tarafından 08.03.2016 tarihinde temyiz edilmiş ancak kararın görüldü Savcısına tebliğine ilişkin belgeye dosya içerisinde rastlanmamıştır.
Dairemize göre; 5217 sayılı CMK’nın 38, 291 ve 331(4) maddeleri uyarınca o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz başvurusu süresinde yapılmış olduğundan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın itirazının reddine karar vermek gerekmiştir.
Dairemizin anılan kararında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmaması nedeniyle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 12.06.2021 tarih ve 2-2016/228211 sayılı itiraz istemi yerinde görülmemiş olduğundan itirazın REDDİ ile 5271 sayılı CMK’nın 308/2. fıkrası uyarınca Dairemizin 18.05.2021 tarih ve 2021/8297-2021/9238 E-K sayılı kararı ile ilgili itirazı incelemek üzere dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kurul’una GÖNDERİLMESİNE, 29.06.2021 tarihinde oybirliği ile karar verildi.