YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/8740
KARAR NO : 2021/10881
KARAR TARİHİ : 05.10.2021
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu kaydının hatalı tutulması nedeniyle uğranılan zararın, 4721 sayılı TMK’nın 1007. maddesi uyarınca tazmini davasının reddine dair verilen yukarıda tarih ve numaraları yazılı hükmün duruşmalı olarak Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekilince verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, duruşma için belirlenen 05/10/2021 günü taraf vekillerinin yüzlerine karşı duruşmaya başlanarak, sözlü açıklamaları da dinlendikten ve dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü.
– K A R A R –
Dava, tapu kaydının hatalı tutulması nedeniyle uğranılan zararın, 4721 sayılı TMK’nın 1007. maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkindir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden dava konusu Ankara ili Çankaya ilçesi Mühye mahallesi 820 parsel sayılı 73.430,00 m2 yüzölçümlü taşınmazda ilk pay hatasının 08.01.1988 tarihinde TAKBİS veri girişi sırasında yapıldığı, daha sonra 1989 ve devam eden yıllarda yapılan pek çok satış ve birleştirme işlemleri sırasında payların hatalı tescil edildiği, davacı …’in 20/09/2011 tarih 47138 yevmiye nolu resmi senetle 75/7343 oranında hisseyi satın aldığı ve iş bu senette; ‘taşınmazda ileride oluşabilecek hisse azalmalarını ve çoğalmalarını bilerek ve kabul ederek tarafların bu pay satış ve devrinin infaza imkan vermediğini, yasal gereği yapılmadan bu hisse üzerinde müstakil bir bölünmeye veya yapılaşmaya gidilemeyeceğini, bundan doğacak hukuki ve cezai sorumluğun devreden ve devralana ait olduğunu… bilerek işlemin yapılmasını birlikte ifade ve beyan ettiler” açıklamasının yazıldığı, Çankaya Tapu Müdürlüğü tarafından 26.09.2014 tarih 10400 sayılı yazısı davacıya her ne kadar tapu kayıtlarına göre, satın aldığı hisse miktarı 750 m² olarak görünse de, payının gerçekte 104,33 m² olduğu, böylelikle davacının satın aldığı payda 645,67 m² azalmanın olduğu hususunun bildirilmesi üzerine davacının 25.12.2014 tarihinde tazminat istemiyle eldeki davanın açtığı anlaşılmıştır.
Somut olayda; tazminat istemine konu 820 parsel sayılı taşınmazda davacının satın aldığı pay halen davacı üzerinde kayıtlı olup, paydaki hata dava tarihi itibariyle düzeltilmediğinden tazminat davası açılamayacağı gibi, davacının dava konusu taşınmazda pay alımına ilişkin 20.09.2011 tarih 47138 yevmiye nolu resmi senette yer alan şerhler karşısında taşınmazdaki pay hatasını bilerek ve sonuçlarını kabul ederek pay satın aldığı, TMK’nun 1024/1 maddesi uyarınca yolsuz tescili bilen veya bilmesi gereken kişinin kazanımının korunamayacağı, davacının hakların kazanılmasına ilişkin olan TMK’nın 3. maddesi uyarınca iyiniyetli bulunmadığı, böylelikle de TMK’nın 1023. maddesindeki koşulların oluşmadığı anlaşılmakla uyulan bozma ilamı doğrultusunda tazminat davasının reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde olmadığından usul ve yasaya uygun hükmün ONANMASINA, peşin alınan temyiz ve temyize başvurma harçlarının Hazineye irad kaydedilmesine, aleyhine temyiz olunan davalı idare yararına yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir olunan 3.050,00-TL. vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, 05/10/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.