Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2021/9572 E. 2021/11323 K. 28.06.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/9572
KARAR NO : 2021/11323
KARAR TARİHİ : 28.06.2021

Silahla kasten basit yaralama ve konut dokunulmazlığını ihlal etme suçlarından sanık …’ın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2-3, 116/1-4, ve 62/1. (2 kez) maddeleri uyarınca 7 ay 15 gün hapis ve 10 ay hapis cezaları ile cezalandırılmasına dair Kuşadası 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.03.2019 tarihli ve 2019/43 Esas, 2019/311 Karar sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 30.11.2020 tarihli ve 2020/16712 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 07.01.2021 tarihli ve 2020/108857 sayılı tebliğnamesi ile gönderildiği Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 27.04.2021 tarihli ve 2021/768 Esas ve 2021/9205 Karar sayılı görevsizlik kararı ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, sanığın müşteki …’a yönelik fiilleri nedeniyle iddianame düzenlendiği, Kuşadası 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.03.2019 tarihli ilamında basit tehdit ve mala zarar verme suçlarından şikayet yokluğu nedeniyle düşme kararı verilerek, silahla basit yaralama ve konut dokunulmazlığını ihlal etme suçlarından mahkumiyet hükmü kurulduğu, silahla basit yaralama suçu yönünden verilen 7 ay 15 gün hapis cezasının istinaf edilmeden 16.04.2019 tarihinde kesinleştiği, Kuşadası Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından basit tehdit ve konut dokunulmazlığını ihlal etme suçları yönünden Kuşadası 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.03.2019 tarihli kararına karşı istinaf yoluna başvurulması üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 17.01.2020 tarihli ve 2019/1798 Esas, 2020/109 sayılı kararı ile “İddianamede dava konusu fiillerin TCK’nin 116/1, 86/2-3-e, 106/1, 151/1 maddelerinde tanımlanan suçları oluşturduğu şeklinde nitelendirme yapıldığı, Kuşadası 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.04.2018 tarihli görevsizlik kararında dava konusu fiillerin TCK’nin 109/1-2-3-5-6,110 maddelerinde tanımlanan suçu oluşturacağı şeklinde nitelendirme yapıldığı, CMK’nin 225. maddesi gereğince mahkeme iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil veya fail ile bağlı olup, fiilin nitelendirilmesinde iddia ve savunmalarla bağlı olmadığı, bu sebeple iddianameye konu edilen “…. daha sonra ikametin yatak odasına götürdüğü, burada müştekiyi ellerinden kelepçelediği, bir süre sonra şüphelinin müştekinin ellerini çözdüğü ve evden ayrılarak gittiği….” fiillerin sanık tarafından işlendiğinin kabul edilip edilmediğinin, sanık tarafından işlendiği kabul edildiği takdirde iddianameye konu bu fiillerinin TCK’nin 109-110. maddelerinde tanımlanan kişi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturup oluşturmadığının ve yine iddianamede konu edilen cebir ve tehdit fiillerinin kişi hürriyetinden yoksun kılma suçunun unsuru ya da bağımsız suçlar oluşturup oluşturmadığı hususlarında herhangi bir değerlendirmenin yapılmadığı, iddianameye konu edilen ve sonuca etkili bir kısım fiiller değerlendirmeden hüküm verilmesinin CMK’nin 280. ve 289. maddeleri anlamında hukuka kesin aykırılık niteliğinde olması sebebiyle istinaf sebepleri de bu yönden yerinde görüldüğünden sanık hakkındaki basit tehdit ve konut dokunulmazlığını ihlal suçlarına ait iki HÜKMÜN BOZULMASINA, Dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükümleri bozulan mahkemeye gönderilmesine” şeklinde belirtildiği üzere iddianamede dava konusu fiillerin TCK’nın 116/1, 86/2-3-e, 106/1, 151/1 maddelerinde tanımlanan suçları oluşturduğu şeklinde nitelendirme yapıldığı ancak Kuşadası 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.04.2018 tarihli görevsizlik kararında dava konusu fiillerin TCK’nın 109/1-2-3-5-6 ve 110. maddelerinde tanımlanan suçu oluşturacağının belirtildiği, iddianamede konu edilen cebir ve tehdit fiillerinin kişi hürriyetinden yoksun kılma suçunun unsuru ya da bağımsız suçlar oluşturup oluşturmadığı hususlarında herhangi bir değerlendirmenin yapılmadığı, iddianameye konu edilen ve sonuca etkili bir kısım fiiller değerlendirmeden hüküm verilmesinin CMK’nin 280 ve 289. maddeleri anlamında hukuka kesin aykırılık niteliğinde olması sebebiyle sanık hakkındaki basit tehdit ve konut dokunulmazlığını ihlal etme suçlarına ait iki hükmün bozulduğu, istinaf edilmeden kesinleşen silahla basit yaralama eyleminin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 109. maddesinde düzenlenen kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun cebir unsurunu oluşturabileceği anlaşıldığından, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu bakımından sanığın hukuki durumu değerlendirilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Kanun yararına bozma talebinin kapsamının sanık hakkında kasten basit yaralama suçundan verilen mahkumiyet hükmü olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Dosya kapsamına göre; sanık hakkında Kuşadası Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 2017/2664 numaralı iddianame ile “Basit Yaralama, Konut Dokunulmazlığını İhlal Etme, Mala Zarar Verme, Basit Tehdit” suçlarından sanığın cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. Kuşadası 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.03.2019 tarihli ve 2019/43 Esas, 2019/311 Karar sayılı kararlarıyla sanığın “Basit Yaralama ve Konut Dokunulmazlığını İhlal Etme”suçlarından mahkumiyetine, “Mala Zarar Verme ve Basit Tehdit” suçlarından şikayetten vazgeçme nedeniyle açılan kamu davalarının düşürülmesine karar verilmiştir.
“Konut Dokunulmazlığını İhlal Etme ve Basit Tehdit” suçlarından verilen kararların o yer Cumhuriyet savcısı tarafından istinaf edilmesi üzerine; istinaf mercii … Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 17.01.2020 tarihli ve 2019/1798 Esas, 2020/109 Karar sayılı bozma kararı ile “…sanık tarafından işlendiği kabul edildiği takdirde iddianameye konu bu fiillerinin TCK’nın 109-110. maddelerinde tanımlanan kişi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturup oluşturmadığının ve yine iddianamede konu edilen cebir ve tehdit fiillerinin kişi hürriyetinden yoksun kılma suçunun unsuru ya da bağımsız suçlar oluşturup oluşturmadığı hususlarında herhangi bir değerlendirmenin yapılmadığı, iddianameye konu edilen ve sonuca etkili bir kısım fiiller değerlendirmeden hüküm verilmesinin CMK’nin 280. ve 289. maddeleri anlamında hukuka kesin aykırılık niteliğinde olması sebebiyle…” istinaf talebi yerinde görülerek sanık hakkındaki basit tehdit ve konut dokunulmazlığını ihlal suçlarından verilen mahkumiyet hükümlerinin bozulmasına karar verilmiştir.
İstinaf merciinin anılan kararındaki bozma gerekçesine göre sanık hakkında istinafa konu edilmeyen kasten basit yaralama eyleminin de kişi hürriyetinden yoksun kılma suçunun cebir unsurunu oluşturup oluşturmadığının mahallinde mahkemesince değerlendirilmesi gerekmektedir.
Bu nedenle, Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden; sanık hakkında kasten basit yaralama suçundan Kuşadası 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.03.2019 tarihli ve 2019/43 Esas, 2019/311 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nin 309/4. maddesi gereğince kanun yararına BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.06.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.