Yargıtay Kararı 16. Ceza Dairesi 2020/8192 E. 2021/3954 K. 15.06.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/8192
KARAR NO : 2021/3954
KARAR TARİHİ : 15.06.2021

Mahkemesi :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesi : Mersin 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 28.03.2017 tarih
ve 2014/163 – 2017/122 sayılı kararı
3-…, 4-…, 5-…,
6-…Suç : Devletin birligini ve ülke bütünlüğünü bozma
Hüküm : 1-Sanıklar …, …, … ve … hakkında CMK’nın 223/8.
maddesi gereğince kamu davasının düşürülmesine dair
istinaf başvurusunun esastan reddi,
2-Sanık … hakkında TCK’nın 64,
CMK’nın 223/8. maddeleri gereğince kamu davasının
düşürülmesine dair istinaf başvurusunun esastan reddi,
3-Sanık … hakkında TCK’nın 64,
CMK’nın 223/8. maddeleri gereğince kamu davasının
düşürülmesine dair istinaf başvurusunun düzeltilerek
esastan reddi

Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebebine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
1-Sanıklar …, …, …, … ve … hakkında verilen düşme kararlarının yapılan temyiz incelemesinde;

Sanıklara atılı suçun niteliği itibariyle ve katılan ile dava dışı tutanak tanıkları … ve …’ın 18.04.1992 tarihli beyanlarında dosyamız sanıklarından sadece …’yu fotoğrafından teşhis ettiklerinin anlaşılması karşısında, bu sanıklar yönünden suçtan doğrudan doğruya zarar görmeyen ve bu nedenle de davaya katılma hakkı bulunmayan …’ın davaya katılmasına ilişkin verilen karar hukuki değerden yoksun olup hükmü temyiz yetkisi vermeyeceğinden CMK’nın 298/1. maddesi gereğince temyiz taleplerinin REDDİNE,
Duruşma istemi içermeyen temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-Gerekçeli kararda sanıklar …, …, … ve …’nun eylemlerinin suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK’nın 125. maddesinde düzenlenen devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma suçu kapsamında kaldığı ve sanıklara atılı bu suçun eklemeli zamanaşımı süresinin 30 yıl olduğu kabul edilerek suç ve hüküm tarihi arasında dava zamanaşımı süresinin gerçekleştiğinden bahisle kamu davasının düşmesine karar verilmiş ise de; hüküm tarihi itibariyle 30 yıllık sürenin dolmadığı, bu itibarla yargılamaya devamla işin esasına girilmek suretiyle bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu çelişkili gerekçe ile şartları oluşmadığı halde zamanaşımı nedeniyle kamu davasının düşürülmesine karar verilmesi, inceleme tarihi itibariyle zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşılmakla sonuca etkili görülmediğinden ve aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
2-Sanık … hakkında verilen düşme kararının yapılan temyiz incelemesinde;
Aydınlar İlçe Jandarma Komutanlığının 15.06.2012 tarih ve 3713 sayılı ölüm tahkikat raporuna göre sanığın 1995 yılında öldüğünün ve bu hususun sanığın nüfus kayıtlarına işlendiğinin kabul edilerek sanık hakkında açılan kamu davasının TCK’nın 64/1 ve CMK’nın 223/8 maddelerine göre düşürülmesinde dair verilen kararda bir isabetsizlik görülmediğinden, kararı temyiz eden katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanunun 8. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanunun 304. maddesi uyarınca dosyanın Mersin 3. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin bilgi için Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.06.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.