Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2021/374 E. 2021/5131 K. 15.06.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/374
KARAR NO : 2021/5131
KARAR TARİHİ : 15.06.2021

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Muhdesatın Tespiti

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonucunda Mahkemece verilen davanın kısmen kabulüne dair kararın davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 10.06.2002 tarihli ve 2016/13050 Esas, 2020/3209 Karar sayılı ilamı ile bozulmasına karar verilmişti. Davalılardan Belediye vekili tarafından süresinde kararın düzeltilmesi istenmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacılar, imar uygulaması sonucu binalarının ortaklığın giderilmesi davasına konu olan 11176 ada 7 parsel sayılı taşınmaz üzerinde kaldığını belirterek, 11176 ada 7 parsel sayılı taşınmazda hisseleri oranında malik olduklarının tespitine, 3749 Sk No: 4 Karabağlar/İzmir adresindeki evin davacı …’e, 3747 Sk No: 11 Karabağlar/İzmir adresindeki evin ise davacılar … ve …’e ait olduğunun tespitine karar verilmesini istemişlerdir.
Bir kısım davalılar vekili davanın öncelikle usulden, olmadığı takdirde esastan reddine karar verilmesini savunmuş, duruşmaya katılan bir kısım davalılar ise taşınmaz üzerinde evlerinin bulunduğunu, bunların davacılarla ilgisinin olmadığını beyan etmişlerdir.
Davalı Belediye vekili ise, tescile esas dağıtım cetveli ve ölçü krokisi ile ilgili açıklamalar yapılarak, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, muhdesatların tespiti yönünden davanın kabulüne, davacıların payları oranında taşınmaza malik olduklarının tespiti yönünden ise davanın reddine karar verilmiş, hükmün davacılar vekili tarafından vekalet ücreti ile yargılama giderleri yönünden temyiz edilmesi üzerine, Dairenin 10.06.2020 tarihli ve 2016/13050 Esas 2020/3209 Karar sayılı ilamı ile “…Somut olaya gelince, davalılar her ne kadar davanın açılmasına sebebiyet vermemiş olsalar dahi davayı kabule dair herhangi bir beyanlarının bulunmadığı, bu duruma göre muhdesat olarak kabul edilen yapı değerleri (zemin değeri hariç) üzerinden nispi karar ve ilam harcına hükmedilmesi gerekirken maktu harca hükmedilmesi ve davacılar lehine dava değeri üzerinden tarife gereği hesaplanacak nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken vekalet ücretine hükmedilmemesi ile yargılama giderlerinin davacılar üzerinde bırakılması, davacıların 11176 ada 7 parsel sayılı taşınmazda hisseleri oranında malik olduklarının tespiti isteminin reddi ile davacılar aleyhine nispi vekalet ücreti hükmedilmesi yönünden; davacıların talebinin taşınmazın tapu kaydının iptali ile payları oranında tescili istemine yönelik eda davası olmadığı, taşınmazda paydaş olduklarının tespitine yönelik tespit davası olduğu, davacıların eda davası açabilecekken tespit davası açmalarında hukuki yararlarının mevcut olmadığı, bu talebin reddi halinde davalılar lehine nispi değil maktu vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken, talebin eda davası kapsamında tapu iptali ve tescil davası olarak nitelenip nispi vekalet ücretine hükmedilmiş olması, doğru görülmemiştir…” gerekçesi ile bozulmuş, ilama karşı davalılardan Belediye Başkanlığı vekili tarafından kararın düzeltilmesi talebinde bulunulmuştur.
1.Dosya muhtevasına, dava evrakı ile tutanaklar münderecatına ve Yargıtay ilâmında açıklanan gerektirici sebeplere göre yerinde olmayan ve HUMK’un 440. maddesinde yazılı hallerden hiçbirisine uymayan davalı Belediye vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki karar düzeltme taleplerinin reddine.
2. Dava, muhdesatın tespiti isteğine ilişkindir.
Somut olayda, dava konusu 11176 ada 7 parsel sayılı taşınmaz davalı … ve diğer davalılar adına tapuda kayıtlı olup, davacılar bahse konu taşınmazda paydaş değildir. Davacılar, taşınmazda yapılan imar işlemi sonucunda, kendilerine ait olan binaların dava konusu taşınmaz üzerinde kaldığını belirterek, muhdesatın tespiti isteğinde bulunmuşlardır. Bu durumda, davacıların, dava konusu taşınmazda paydaş olmadıkları ve davanın açılmasına davalı Belediyenin sebep olmadığı hususları bir arada düşünüldüğünde, bozma ilamında davalı Belediye aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücreti yüklenmesi gerektiğinin belirtilmesi maddi hataya dayalı olduğundan, davalı Belediye vekilinin karar düzeltme isteğinin sadece bahsi geçen sebep yönünden kabulüne karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı Belediye vekilinin karar düzeltme talebinin kabulü ile, Daire’nin 10.06.2020 tarihli ve 2016/13050 Esas, 2020/3209 Karar sayılı ilamının 1. bendinin karar düzeltme talep eden davalı Belediye yönünden kaldırılmasına, (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı Belediye vekilinin sair karar düzeltme taleplerinin REDDİNE, peşin harcın istek halinde karar düzeltme isteyene iadesine, 15.06.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.