YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/8445
KARAR NO : 2021/28206
KARAR TARİHİ : 30.11.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre “gerekçeli karar başlığında “10/05/2012 – 16/05/2012” olan suç tarihlerinin, “10/05/2012” olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir maddi hata kabul edilerek dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
A) Sanık … hakkında tehdit suçundan kurulan hükmün temyizinde;
Sanığa yükletilen tehdit eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu ögelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Tehdit suçunun silahla ve birden fazla kişi tarafından birlikte işlendiğinin kabulü karşısında, uygulama maddesi olarak TCK’nın 106/2-a ve c maddeleri yerine TCK’nın 106/2-a maddesi gösterilmiş ve TCK’nın 61. maddesi gereğince temel ceza belirlenirken, aynı Kanunun 106/2-a ve c maddesindeki iki nitelikli halin gerçekleştiği gözetilerek, alt sınırdan uzaklaşmak suretiyle ceza tayin edilmesi gerektiği gözetilmemiş ise de, aleyhe temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı,
Anlaşıldığından sanık …’in ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye uygun olarak TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA,
B) Sanık … hakkında tehdit suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerinin temyiz incelemesinde;
Sanığın, müşteki …’in evine ateş ederek zarar vermesi ve bu suretle tehdit eylemini gerçekleştirmesi sebebiyle mala zarar verme suçundan da dava açılması karşısında; TCK’nın 44. maddesinin istisnasını oluşturan 106/3. maddesi uyarınca mala zarar verme suçundan ayrıca ceza tayini gerekirken, TCK’nın 44. maddesindeki fikri içtima koşullarının oluştuğundan bahisle sanığın eyleminin bütün halinde tehdit suçunu oluşturduğu kabul edilerek mala zarar verme suçundan hüküm kurulmamış ise de, aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
1) Sanığın, elinde tüfek olduğu halde mağdur … ve müşteki …’e yönelik öldüreceğinden bahisle tehdit ettiği ve ateş edip eve zarar verdiği kabul edilmekle; sanığın müşteki ve mağduru aynı zaman ve olay bütünlüğü içinde aynı suç işleme kararıyla tehdit ettiğinin anlaşılması karşısında; sanık hakkında zincirleme suç hükümleri gereği bir kez ceza verilip, bu cezanın TCK’nın 43/2. maddesi ile artırılması gerektiği gözetilmeden, mağdur ve müştekiye yönelik tehdit suçundan ayrı ayrı ceza verilmesi suretiyle fazla ceza tayini,
2) Tehdit suçunun silahla ve birden fazla kişi tarafından birlikte işlendiğinin kabulü karşısında, uygulama maddesi olarak TCK’nın 106/2-a ve c maddeleri yerine TCK’nın 106/2-a maddesi gösterilmesi ve TCK’nın 61. maddesi gereğince temel ceza belirlenirken, aynı Kanunun 106/2-a ve c maddesindeki iki nitelikli halin gerçekleştiği gözetilerek, alt sınırdan uzaklaşmak suretiyle ceza tayin edilmesi gerektiği gözetilmemesi,
3) Müşteki …’e yönelik tehdit eyleminden kurulan hüküm fıkrasında sanığın isminin “…” olarak gösterilmesi suretiyle hükümde karışıklığa sebep olunması,
C) Sanık … hakkında kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerinin temyizine gelince;
17/10/2019 gün ve 7188 sayılı Kanunun 24. maddesiyle değişik CMK’nın 251. maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, CMK’ya 7188 sayılı Kanunla eklenen geçici 5. maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14/01/2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38. maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve CMK’nın 251/1. maddesi kapsamına giren suçlar yönünden; Anayasa’nın 38. maddesi ile 5237 sayılı TCK’nın 7 ve CMK’nın 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirdiğinden, sanık … müdafisinin temyiz nedenleri yerinde görülmekle, tebliğnameye kısmen uygun olarak HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken (2) nolu bozma yönünden 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesi uyarınca sanık hakkında cezayı aleyhe değiştirme yasağının dikkate alınmasına, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayıp sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 30/11/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.