YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/13616
KARAR NO : 2021/6716
KARAR TARİHİ : 16.09.2021
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
7035 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 291/1. maddesinin Bölge Adliye Mahkemeleri tarafından verilen kararlara ilişkin temyiz süresini düzenlediği, daha önce Yargıtay incelemesinden geçen dosyalara ilişkin temyiz süresinin CMUK’nin 310. maddesine göre 1 hafta olduğu, ancak verilen hükümde temyiz süresi 15 gün olarak gösterilmek suretiyle tarafların yanıltıldığı anlaşılmakla, sanık müdafisinin 02.02.2018 tarihinde tefhim edilen hükme ilişkin verdiği 12.02.2018 tarihli temyiz dilekçesinin süresinde olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
1)Sanık hakkında “nitelikli dolandırıcılık” suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne ilişkin temyiz incelemesinde;
Katılan lehine maktu vekalet ücreti yerine yazılı şekilde eksik vekalet ücreti tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Bozmaya uyularak yapılan yargılamada, iddia ve savunmada ileri sürülen hususların gerekçeli kararda gösterilip tartışılarak değerlendirildiği, fiilin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, cezanın kanuni takdir sınırlarında uygulandığı, incelenen dosyaya göre kurulan hükümde eleştiri dışında bir isabetsizlik bulunmadığı tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, sanık müdafisinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün ONANMASINA,
2)Sanık hakkında “resmi belgede sahtecilik” suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne ilişkin temyiz incelemesinde;
Bozmaya uyularak yapılan yargılamada, sanığa yüklenen resmi belgede sahtecilik suçunun, Kanun’daki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, 04/09/2007 olan suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmakla, sanık müdafisinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkında açılan kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi uyarınca DÜŞMESİNE, 16.09.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.