Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/2128 E. 2021/3532 K. 23.06.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/2128
KARAR NO : 2021/3532
KARAR TARİHİ : 23.06.2021

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili; davalıya işyeri sigorta poliçesiyle sigortalı olan müvekkiline ait işyerinde hırsızlık meydana geldiğini, davalıya başvuru yapmalarına rağmen zararın ödenmediğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 44.840,00 TL tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili; zamanaşımı süresinin dolduğunu, hırsızlık iddiasının doğru olmadığını ve talebin fahiş olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece verilen 08/04/2013 günlü 2011/159 Esas-2013/72 Karar sayılı ilk hüküm ile davanın kısmen kabulü ile 35.826,20 TL’nin 16.07.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi’nin 2015/17479 Esas-20216/1531 Karar sayılı 11.02.2016 günlü ilamı ile sigortalı işyerine ilişkin kayıtların, ticari defterlerin, vergi kayıtları ve beyannamelerin, fatura ve irsaliyelerin olay tarihinden geriye doğru araştırılması, dosyaya sunulan faturalar ile kayıtların teyit edilmesi, davacı tarafça sigortalı işyerinde çalındığı iddia edilen malların kayıtlardaki stoklarla karşılaştırılması, işyerinde bulunupta çalınmayan malların belirlenmesi, faturalarda belirtilen malların işlendikten sonra satılıp satılmadığı hususlarında içlerinde muhasebe uzmanı da bulunan bilirkişi kurulundan ayrıntılı ve denetime elverişli rapor alınmak suretiyle çalındığı iddia olunan mallar ile gerçek değerleri belirlenmesi gerektiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, işyeri sigorta sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
HUMK’nun 275. ve devamı (HMK’nın 266. ve devamı) maddeleri gereğince, çözümü özel ve teknik bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınması gerektiği hükmüne yer verilmiştir. İşyerlerinde hırsızlık nedeniyle meydana gelen ve bariz bir şekilde belirlenebilir olmayan zararların neler olduğu ve ne miktarda zarar doğduğu hususu teknik bilgi ve uzmanlığı gerektiren konulardandır.
Dosya kapsamında bozma ilamından sonra hükme esas alınan 31.05.2018 havale tarihli bilirkişi raporunda, davacı tarafın 2009 yılı ticari defterlerinden sadece yevmiye defterini incelemeye sunduğu, söz konusu ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiğinin yasal süresi içerisinde yapılmış olduğu, dosya kapsamı bilgi belgeler ve davacı tarafın ticari defter kayıtları üzerinde yapılan inceleme ve değerlendirmeler neticesinde davacı tarafından çalındığı iddia edilen miktar prinç rulonun dönüşüme elverişli olması ve mali verilerin irdelenmesi sonucunda davacının stoklarında mevcut olabileceği kanaatine varılarak somut bir değer tespiti yapılmadığından anılan bilirkişi raporu hüküm kurmaya yeterli değildir.
Bu durumda mahkemece, sigortalı işyerine ilişkin kayıtların, ticari defterlerin, vergi kayıtları ve beyannamelerin, fatura ve irsaliyelerin olay tarihinden geriye doğru araştırılması, dosyaya sunulan faturalar ile kayıtların teyit edilmesi, davacı tarafça sigortalı işyerinde çalındığı iddia edilen malların kayıtlardaki stoklarla karşılaştırılması, her yıl mal giriş ve çıkışlarının karşılaştırılması, ne kadar malın her yıl stokta kaldığının belirlenmesi işyerinde bulunupta çalınmayan malların belirlenmesi, faturalarda belirtilen malların işlendikten sonra satılıp satılmadığı hususlarında içlerinde muhasebe uzmanı da bulunan bilirkişi kurulundan ayrıntılı ve denetime elverişli rapor alınmak suretiyle çalındığı iddia olunan mallar ile gerçek değerleri belirlenerek sonucuna göre tereddüte yer bırakmayacak şekilde yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınarak karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 23/06/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.