YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/4721
KARAR NO : 2012/11243
KARAR TARİHİ : 27.11.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescil
… ile Hazine ve Bozgüney Köyü Tüzel Kişiliği aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair Tufanbeyli Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 21.10.2011 gün ve 15/158 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davalı Hazine temsilcisi tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı kadastro çalışmaları sırasında dava konusu 164 ada 13 parsel sayılı taşınmazın davalı Köy Tüzel Kişiliği adına tespit ve tescil edildiğini, bu yerin önceden üst miras bırakan … …’a ait olduğunu, ölümü ile oğlu … …’a kaldığının onunda ölümü ile mirasçılarına kaldığını, eklemeli zilyetliğin 80-90 yıldan beri kendilerinde olduğunu açıklayarak davalı adına olan tapu kaydının iptali ile ara miras bırakan … … mirasçıları adına tapuya tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Köy Tüzel Kişiliğine ve Hazineye yöntemine uygun biçimde dava dilekçesi tebliğ edilmesine karşın oturumlara katılmamış ve yanıt vermemişlerdir.
Mahkemece, davanın kabulüne, dava konusu 164 ada 13 nolu parselin tapu kaydının iptali ile Sulh Hukuk Mahkemesinin 2011/48-54 Esas ve Karar sayılı mirasçılık belgesine göre … … mirasçıları … ve … … adına payları oranında tapuya tesciline karar verilmiştir.
Hüküm süresi içerisinde Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Toplanan deliller, tüm dosya kapsamından; dava konusu, 164 ada 13 nolu parsele ilişkin kadastro tutanağı getirtilmiştir. 14255,66 m2 yüzölçümüyle, mera niteliğiyle, senetsizden, orta malı olarak, 22.08.2001 tarihinde tespit görmüş, itirazsız olarak 25.01.2002 tarihinde kesinleşmiştir. Dava konusu taşınmazın bitişiğinde bulunan aynı ada 12 nolu parsele revizyon gören 1937 tarih, 303 tahrir nolu vergi kaydının mükellefinin … … olduğu, kaydın miktarının 20 ar, sınırlarının doğusu mera, batısı mera, güneyi mera ve kuzeyinin yol olarak yazılı olduğu görülmüştür. Mahallinde keşif yapılmıştır. Fen bilirkişi ölçekli kroki ve raporunu dosyaya sunmuştur. Ziraat mühendisi ise, dava konusu taşınmazın üzerinde herhangi bir ürün yetiştirilmediği ve hayvanların otlanmasına bırakıldığını açıklamıştır. Taşınmaz mera, kışlak, yaylak sicilinde kayıtlıdır. Açıklanan olgular mahkemenin ve tarafların bilgisi dahilindedir. Uyuşmazlık, orta malı mera niteliğiyle tespit edilip kesinleşmesiyle özel siciline tescil edilen taşınmazın öncesinden itibaren mera olup olmadığı ve zilyetlikle iktisap edilip edilemeyeceğinde toplanmaktadır. Bilindiği üzere ve kural olarak; kadim meralar öncesi itibarıyla bilinmeyen bir zamandan beri o yöre insanının hayvanlarının otlatılmasına bırakılan yerlerdir. Böyle bir yer üzerinde sürdürülen zilyetlik süresi neye ulaşırsa ulaşsın ilgilileri lehine mülkiyet kazanılmasına imkan sağlamamaktadır.
Somut olayda, dosyada mevcut ziraat mühendisinin raporu kapsamına ve bitişikteki aynı ada 12 parsele revizyon gören vergi kaydının üç sınırının da mera okuması nedeniyle ve dava konusu yerin mera olduğu anlaşılmakla, davanın reddine karar vermek gerekirken, delilerin takdirinde yanılgıya düşülerek yazılı olduğu üzere karar verilmesi doğru olmamıştır.
Davalı Hazine temsilcisinin temyiz itirazları tüm bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulüyle hükmün 6100 sayılı HMK.nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK.nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK.nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK.nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine 27.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.