YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/3843
KARAR NO : 2021/4924
KARAR TARİHİ : 09.06.2021
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 17.04.2019 tarih ve 2018/485 E. – 2019/308 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı-karşı davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı-karşı davalı vekili, taraflar arasında 21.06.2007 tarihinde akdolunan bayilik sözleşmesi kapsamında toplam 50.000,00 TL tutarlı iki adet teminat mektubunun davacı tarafından davalıya verildiğini, davacının davalı tarafa bir borcu olmadığı halde davalı tarafından haksız şekilde bu teminat mektubu bedelleri nakde çevrildiği gibi öte yandan 10.01.2011 tarihli ihtarnameyle haksız şekilde akdin feshedildiğini belirterek, ödemek zorunda kalınan 50.000,00 TL’nin ödeme tarihi olan 18.12.2009 tarihinden itibaren en yüksek ticari faiziyle birlikte fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL’sinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı-karşı davacı vekili, davacının sözleşmeye aykırı davranışı nedeniyle 10.01.2011 tarihinde davalı tarafından ihtar keşide olmakla akdin fesh olunduğunu, davacının davalıya olan borcu nedeniyle teminat mektuplarının paraya çevrildiğini bildirerek, davanın reddini savunmuş, karşı dava ile de akdin feshi sonucu sözleşme hükümleri kapsamında 223.980,00 USD cezai şart alacağı oluştuğundan bahisle şimdilik 10.000,00 USD’nin TL karşılığı 18.298,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davalı-karşı davacı şirket tarafından asgari alım taahhüdüne uyulmaması nedeniyle sonraki yıllarda herhangi bir ihtirazi kayıt ileri sürülmeksizin mal tedarikine devam edilmiş olması karşısında ve Yargıtay HGK’nun 20.01.2013 T. 2012/19-670 E. 2013/171 K. sayılı kararına göre sözleşme süresi içinde çekince konmadan uzun süre ifaya devam edilmesi nedeniyle önceki yıla veya yıllara ait ceza koşullarının talep edilemeyeceğinin kabulü gerekeceğinden davalı-karşı davacı şirketçe davacı-karşı davalıdan sözleşme hükmüne dayanılarak önceki yıllara ait cezai şart isteminde bulunulamayacağı gerekçesiyle asıl davanın kabulüne, karşı davanın reddine, taleple bağlı kalınarak davacı-karşı davalının 2 adet teminat mektubunun paraya çevrilmesi nedeniyle ödemek zorunda kaldığı 10.000,00 TL’nin ödeme tarihi olan 18.12.2009 tarihinden itibaren değişen oranlarda işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İşbu karara karşı, davalı-karşı davacı vekili temyiz kanun yoluna başvurmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davalı-karşı davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı-karşı davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 14,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı-karşı davacıdan alınmasına, 09.06.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.