Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2021/9910 E. 2021/12980 K. 04.10.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/9910
KARAR NO : 2021/12980
KARAR TARİHİ : 04.10.2021

(KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİ)

Kasten yaralama suçundan sanık …’un, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/1, 86/3-e, 87/3 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 5 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231. maddesine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Karşıyaka 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 28/12/2015 tarihli ve 2015/452 esas, 2015/835 sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Karşıyaka 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.02.2016 tarihli ve 2016/207 değişik iş sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 23.03.2021 tarihli ve 2021/4040 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 15.04.2021 tarihli ve 2021/42157 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10.04.2018 tarihli ve 2014/15-487 Esas, 2018/151 sayılı kararında belirtildiği üzere, temyiz ve istinaf kanun yollarından geçmeksizin kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların ülke sathında uygulama birliğine ulaşmak ve ciddi boyutlara ulaşan hukuka aykırılıkların toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesi amacıyla olağanüstü bir kanun yolu olan kanun yararına bozma konusu yapılabileceği nazara alınarak yapılan incelemede,
Karşıyaka 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.12.2015 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararının 09.02.2016 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içinde 06.12.2017 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkum olduğunun ihbar edilmesi üzerine, hakkındaki hükmün açıklanmasına ve sanığın mahkumiyetine ilişkin Karşıyaka 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.11.2020 tarihli ve 2019/661 Esas, 2020/365 sayılı kararının istinaf edilmesi üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 03.02.2021 tarihli ve 2021/99 Esas, 2021/190 sayılı kararında yer alan, “…1-) Karşıyaka 2.Asliye Ceza Mahkemesinin 28.12.2015 tarih 2015/452 Esas 2015/835 Karar sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararının, 5271 sayılı CMK’nın 231/6-a maddesinde yer alan, “Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunması”şeklindeki hükmü gereği sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması şartları oluşmadığı halde verilmiş olması nedeniyle, hukuken yok hükmünde olduğu anlaşıldığından Karşıyaka 2.Asliye Ceza Mahkemesinin 30.11.2020 tarih 2019/661 Esas 2020/365 Karar sayılı kararının kaldırılmasına, 2-) Karşıyaka 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 28.12.2015 tarih 2015/452 Esas 2015/835 Karar sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararı aleyhine yukarıdaki açıklamalar kapsamında mahallinde kanun yararına bozma yoluna başvurulabileceğine…” şeklindeki açıklamalar nazara alındığında,
Dosya kapsamına göre, sanığın adlî sicil kaydında daha önce işlemiş olduğu 6136 sayılı Ateşli Silâhlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun’a muhalefet suçu nedeniyle Karşıyaka 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.03.2010 tarihli ve 2009/764 Esas, 2010/176 sayılı kararı ile verilen mahkûmiyet kaydının bulunduğu cihetle, 5271 sayılı Kanun’un 231/6. maddesindeki “Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için; Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması… gerekir.” şeklindeki hükme nazaran, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilemeyeceği gözetilmeden, merciince itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:

TÜRK MİLLETİ ADINA

5271 sayılı CMK’nin 231. maddesinde düzenlenen “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” müessesesinin uygulanabilmesi için öncelikle,
-Sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünde, hükmolunan cezanın iki yıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezasından ibaret olması,
– Suçun CMK’nin 231. maddesinin 14. fıkrasında yazılı suçlardan olmaması,
– Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması,
– Sanığın hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına itirazının bulunmaması,
Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tamamen giderilmesine ilişkin koşulların birlikte gerçekleşmesi gerekmektedir.
İnceleme konusu somut olayda; sanık …’un silahla kasten yaralama suçundan hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir. Sanık müdafiinin vaki itirazı üzerine merciince itiraz reddedilmiştir.
Sanığın adli sicil belgesine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına engel nitelikte sabıka kaydı bulunduğu halde hakkında 5271 sayılı CMK’nin 231. maddesinin uygulanması ve vaki itirazın merciince reddine karar verilmesi isabetsizdir.
Bununla birlikte, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 11.03.2014 tarihli 2014/14-102 Esas ve 2014/128 Karar sayılı ilamı ile Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 06.10.2009 tarihli 2009/4-169 Esas ve 2009/223 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere; kurulan hükmün sanık hakkında hukuksal bir sonuç doğurmamasını ifade eden hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı davayı sonuçlandıran ve uyuşmazlığı çözen bir hüküm değildir. Bunun sonucu olarak, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararlar 5271 sayılı CMK’nin 223. maddesinde sayılan hükümlerden olmadığından, bu tür kararların kanun yararına bozulması durumunda yargılamanın tekrarlanması yasağına ilişkin kurallar uygulanamayacağı gibi davanın esasını çözen bir karar bulunmadığı için verilecek hüküm veya kararlarda lehe ve aleyhe sonuçtan da söz edilemeyecektir.
Bu nedenle, Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden; Karşıyaka 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.02.2016 tarihli ve 2016/207 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nin 309/4. maddesi gereğince KANUN YARARINA BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.10.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.