YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/11407
KARAR NO : 2021/14667
KARAR TARİHİ : 30.09.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Nitelikli hırsızlık, konut dokunulmazlığını ihlal, mala zarar verme
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 40/2, 5271 sayılı CMK.nın 34/2, 231/2 ve 232/6. maddelerine göre; mahkeme kararlarında, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağı, süreleri ve şekli kuşkuya yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerekir şeklindeki düzenleme karşısında, sanık müdafiinin yüzüne karşı sanığın yokluğunda verilen hükümde yasa yolu başvuru süresinin yanlış gösterilmesi sebebiyle tebliğ üzerine sanık tarafından yapılan temyizin süresinde olduğu düşünülebilinir ise de; Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 02/04/2013 tarihli ve 2012/14-1533 esas, 2013/113 karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, mesleği bir kamu hizmeti niteliğindeki avukatlık olan, sanıkların savunmasını üstlenen ve bu bağlamda savunma ve kanun yollarına başvuru için yeterli düzeyde hukuki bilgiye sahip olan müdafiin temyiz süresinin, kararın yüze karşı verildiği hallerde tefhimden itibaren işlemeye başlayacağını ve hangi hükümlerin re’sen temyize tabi olduğunu bilmemesi düşünülemeyeceğinden, kanun yolu bildirimindeki bu eksiklik/hatanın müdafii açısından bir yanılgı ve bu bağlamda hakkın kullanılması yönünde bir engel oluşturmayacağı gibi sonradan yapılan tebliğin de sanığa temyiz hakkı vermeyeceği değerlendirilmiştir.
Açıklanan nedenlerle;
Sanık müdafiinin yüzüne karşı sanığın yokluğunda verilen hükümlerin, sanık tarafından yasal bir haftalık süreden sonra 30/03/2016 tarihinde temyiz edilmiş olduğu anlaşılmakla, sanığın temyiz itirazının 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak REDDİNE, 30.09.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.