YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/37426
KARAR NO : 2021/7723
KARAR TARİHİ : 04.10.2021
Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 14.06.2021 tarih ve 2021/10526 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 22.06.2021 tarih ve KYB-2021/80207 sayılı ihbarname ile;
Mühür bozma suçundan sanık …’in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 203/1 ve 62. maddeleri gereğince 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve beş yıl denetim süresine tabi tutulmasına ilişkin … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.05.2011 tarihli ve 2010/263 esas, 2011/248 sayılı kararının 16.05.2011 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde 07.03.2015 tarihinde kasıtlı bir suç işlediğinden bahisle yapılan ihbar üzerine hakkındaki hükmün açıklanmasına ve sanığın, 5237 sayılı Kanun’un 203/1 ve 62. maddeleri gereğince 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair … 15. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.12.2020 tarihli ve 2020/181 esas, 2020/589 sayılı kararının ” 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun “Mühür bozma” başlıklı 203. maddesinde “(1) Kanun veya yetkili makamların emri uyarınca bir şeyin saklanmasını veya varlığının aynen korunmasını sağlamak için konulan mührü kaldıran veya konuluş amacına aykırı hareket eden kişi, altı aydan üç yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.” şeklinde yer alan düzenlemeye nazaran, mühür bozma suçunun oluşabilmesi için kanunun veya yetkili makamların emri uyarınca konulmuş bir mührün kaldırılması ya da konuluş amacına aykırı hareket edilmesi gerektiği, somut olayda ruhsatsız olarak faaliyet yürüttüğü gerekçesiyle yetkili makamlarca mühürlenen iş yeri yetkilisi sanık hakkında suç tarihinde faaliyetine devam ettiğinden bahisle mahkumiyetine karar verilmiş ise de, mahkemece ihbar üzerine sanık hakkında yeniden yapılan yargılama aşamasında 02.04.2010 tarihli mühürleme tutanağının ısrarla ilgili makamdan istenilmesine rağmen anılan tutanağın gönderilmemesi nedeniyle bir mühürleme tutanağının varlığından bahsedilemeyeceğinin anlaşılması karşısında, mühür bozma suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden” bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca, bozulması istenilmiş olmakla,
Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
İncelenen dosya içeriğine göre; mühür bozma suçunun oluşabilmesi için öncelikle usulüne uygun olarak gerçekleştirilmiş bir mühürleme işleminin bulunmasının gerektiği ancak iddianameye konu 02.04.2010 tarihli mühürleme tutanağının temin edilemediği, bu nedenle 5237 sayılı TCK’nin 203. maddesinde düzenlenen “mühür bozma” suçunun unsurlarının oluşmadığı anlaşılmakla; kanun yararına bozma istemine atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden, … 15. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.12.2020 tarihli 2020/181 Esas ve 2020/589 Karar sayılı kararının CMK’nin 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA; bozma nedenine göre aynı maddenin 4. fıkrasının (d) bendi uyarınca karar verilmesi mümkün görüldüğünden, yüklenen suç unsurları itibarıyla oluşmadığından sanığın BERAATİNE, cezanın çektirilmemesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 04.10.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.