YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/15926
KARAR NO : 2021/16939
KARAR TARİHİ : 02.11.2021
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Nitelikli yağma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
5271 sayılı CMK’nın 288. maddesinin ”Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.”, aynı Kanunun 294. maddesinin ”Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.” ve aynı Kanunun 301. maddesinin ”Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usule ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteminin, fiili işleyenin müvekkili olduğunu ispat edecek delil bulunmadığı, Mahkemenin eksik inceleme ile hüküm kurulduğu, alt sınırdan uzaklaşılmaması gerektiği, Savcı mütalaasına göre eylemin teşebbüs aşamasında kaldığına ilişkin olduğu belirlenerek, anılan sebeplere yönelik yapılan incelemede;
Dosya içeriğinden, olay tarihinde saat 02.00 sıralarında katılan … ile tanık …’nin caddede yürüdükleri sırada iki kişinin ellerinde silah ve bıçak olduğu halde gözleri, kaş ve burun kısımları açık şekilde yüzlerini kısmen kapatarak önlerine çıktıkları, birkaç kişinin de karşı tarafta beklediği, elinde tabanca, diğerinin elinde bıçak olan kişilerin katılanın elindeki çantayı istedikleri, katılanın direnmesi üzerine aralarında arbede çıktığı, bu sırada şahıslardan birinin bir eliyle katılanın elindeki çantayı almaya çalışırken diğer elindeki tabanca ile havaya doğru bir el ateş ettiği, katılanın kendisini korumak için tabancayı tuttuğu sırada tabancanın yeniden ateş aldığı ve tabancanın bir parçasının değmesiyle elinden basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde hafif ölçüde yaralandığı, bu sırada şahısların çantayı alarak kaçmaya başladığı, katılanın kovalaması sonucu şahısların çantayı atarak uzaklaştıkları, kolluğun çevrede yaptığı araştırmada suça konu çantanın tanık …’ın ikametinin avlusunda bulunarak katılana teslim edildiği, tanık …’nin kolluğa başvurarak aynı gün saat 16:00 sıralarında suça sürüklenen çocuk …’nın yanında bir şahısla damında gördüğünü, ayrıca akşama kadar evinin etrafında dolandıklarını belirttiği, soruşturma aşamasında katılanın 6 kişinin fotoğrafı arasından yapılan teşhis işleminde yüz, göz, kaş yapısı ve sesinden ara sıra iş yerinden alışveriş yapan suça sürüklenen çocuk …’ı teşhis ettiğini belirttiği, mahkeme aşamasında da suça sürüklenen çocuk …’ı teşhis ettiğini, bundan emin olduğunu bildirdiği olayda, suça sürüklenen çocuğun eylemini tamamladığı ve teşebbüs aşamasında kalmadığının anlaşılması karşısında tebliğnamedeki teşebbüs nedeniyle bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdiri ile Bölge Adliye Mahkemesi’nin kararına göre; suçun suça sürüklenen çocuk tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Katılanın 6 kişinin fotoğrafı arasından yapılan teşhis işleminde yüz, göz, kaş yapısından suça sürüklenen çocuk …’ı teşhis ettiğinin anlaşılması karşısında; suça sürüklenen çocuk hakkında koşulları oluşmadığı halde TCK’nın 149/1-b maddesinin uygulanması,
2- Suça sürüklenen çocuğun yol üzerinde geçişi engelleyecek şekilde “önceden engeller koyarak ve tertibat alarak yolunu kesmek” biçiminde bir hareketinin bulunmadığı ve bu bağlamda “yol kesmek”ten söz edilemeyeceği gözetilmeden suça sürüklenen çocuk hakkında TCK’nın 149/1-d maddesi ile uygulama yapılması,
3-Suç tarihi itibari ile 15-18 yaş aralığında bulunan suça sürüklenen çocuklar hakkında 5395 sayılı Yasanın 35. maddesi uyarınca sosyal inceleme raporu aldırılmaması veya aldırılmama nedeninin gerekçeli kararda belirtilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye kısmen uygun olarak BOZULMASINA, 02.11.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.