Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2021/1275 E. 2021/8129 K. 04.10.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/1275
KARAR NO : 2021/8129
KARAR TARİHİ : 04.10.2021

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı (sanık …), çocuğun cinsel istismarı (sanık …)
HÜKÜM : Sanıklardan …’nin beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve Yusuf’un beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun cinsel istismarı suçlarından mahkumiyetlerine

İlk derece mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle başvurunun muhtevası ve inceleme tarihine kadar getirilen kanuni düzenlemeler nazara alınarak dosya tetkik edildi, gereği görüşüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
İstanbul Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulunca düzenlenen 18.03.2013 tarihli raporda mağdurede tramva sonrası stres bozukluğu tespit edilmesinden dolayı ruh sağlığı bozulmakla birlikte bu bozukluğun hile, şiddet veya zorlama olmaksızın mağdurenin erken yaşta cinsel deneyim yaşamasına bağlı olabileceği gibi olay sonrası gelişen psikososyal stres ve çatışmalar nedeniyle de ortaya çıkabileceği dolayısıyla bunlar arasında tıbben ayrım yapılamayacağının bildirilmesi karşısında, sanıklar haklarında 5237 sayılı TCK’nın 103/6. maddesinin uygulanamayacağı nazara alınmadan yazılı şekilde hükümler kurulması,
Sanık … yönünden hükümden sonra 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanunun 58-61. maddeleri ile cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarla ilgili 5237 sayılı Kanunun 102-105. maddelerinde değişiklikler yapılması karşısında, aynı Kanunun 7/2. maddesindeki “Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur” düzenlemesi nazara alınıp, lehe olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili maddeleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenmesi ve her iki kanunla ilgili uygulamanın denetime imkan verecek şekilde kararda gösterilmesi suretiyle yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Sanık …’nin aşamalarda mağdurenin on sekiz yaşından küçük olduğunu bilmediği yönündeki savunması, mağdure ifadesi ve tüm dosya içeriği nazara alındığında, olayda 5237 sayılı TCK’nın 30. maddesinde düzenlenen hata hükümlerinin uygulanma koşullarının bulunup bulunmadığı tartışıldıktan sonra hükme varılması gerekirken bu konuda herhangi bir değerlendirme yapılmaksızın eksik gerekçe ile yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 230. maddesine muhalefet edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … ile sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 04.10.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.