Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/5196 E. 2021/4977 K. 10.06.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/5196
KARAR NO : 2021/4977
KARAR TARİHİ : 10.06.2021

MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 20/11/2018 tarih ve 2018/64 E. – 2018/790 K. sayılı kararın davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi’nce verilen 22/10/2019 tarih ve 2019/174 E. – 2019/2001 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi duruşmalı olarak davacı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 07.06.2021 günü hazır bulunan davacı asil … ile davalı vekili Av…. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı, arıcılık işi ile uğraştığını, davalının da kendi iş yerinde işçi olarak çalışmakta olduğunu, davalıdan 2016 tarihinde 200.000.- TL elden para aldığını, karşılığında 200.000,00 TL tutarında senet verdiğini, senette sadece miktar hanesini doldurduklarını ve diğer bölümleri boş olarak verdiğini, bu senetten dolayı davalıya borcu bulunmadığını, davalıya borcuna karşılık 90.000,00 TL’lik çekler verdiğini, davalının kredi kartından 80.000,00 TL’lik harcama yaptığını, ayrıca Yapı Kredi Bankası ile davalıya 31/01/2017 tarihinde … ve … adına … Şubesi kanalı ile 30.000,00 TL havale ettiğini, yanında işçi olarak çalışırken de davalıya elden paralar verdiğini, davalıyı işten çıkardığı için ödenmiş olan elindeki senedi kötü niyetli olarak takibe konu ettiğini, belirterek borçlu olmadığının tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının davalıdan elden 200.000,00 TL borç aldığını ve davaya konu senedi de bu borca karşılık verdiğini kabul ettiğini, davalının dava konusu senede bağlanan 200.000,00 TL alacağının dışında halen 300.000,00 TL daha alacağı bulunduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, davacının davasını HMK 200 ve devamı maddeleri uyarınca kesin delille ispat edemediği, dava dilekçesinde açıkça yemin deliline de dayanılmadığından karşı tarafa yemin teklif etme hakkının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı istinaf talebinde bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, havalenin hukuki niteliği itibariyle borç ödeme vasıtası olduğu, davacının paranın hangi amaçla gönderildiğini ispat külfeti altında olduğu, davacı tarafın, ödeme iddiasını kesin delillerle ispat edemediği gerekçesiyle davacının istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
Karar davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 3.050,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, aşağıda yazılı bakiye 14,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 10/06/2021 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.