Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2021/10247 E. 2021/12997 K. 04.10.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/10247
KARAR NO : 2021/12997
KARAR TARİHİ : 04.10.2021

(KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİ)

Kasten yaralama ve kasten basit yaralama suçlarından sanık …’un, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/1, 86/2, 29, 62, 50/1-a ve 52/2. maddeleri gereğince 3.000,00 Türk lirası ve 1.200,00 Türk lirası adli para cezaları ile cezalandırılmasına dair…2. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.05.2018 tarihli ve 2017/358 Esas, 2018/583 Karar sayılı kararlarına karşı Adalet Bakanlığının 18.05.2021 tarihli ve 2020/16568 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 22.06.2021 tarihli ve 2021/68978 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 13.12.2018 tarihli ve 2018/7669 Esas, 2018/21803 Karar sayılı ilamında yer alan “..yargılama bitirilip hüküm kurulmak suretiyle dosyadan el çekildikten sonra, uygulama ve hesap hataları dışında kalıp sonuç ceza üzerinde değişikliğe yol açmayan maddi yazım hatalarının yöntem ve zaman sınırlamasına tabi bulunmaksızın, bizzat bu hatayı yapan merci tarafından kendiliğinden veya denetim muhakemesi sonunda verilen bir karardaki uyarı üzerine düzeltilmesinin mümkün olduğu, bunlar dışında kalan ve hükmün bünyesine dahil bir husustaki hukuka aykırılığın, hükmün esasını ve sonuçlarını etkileyecek şekilde değiştirilemeyeceği, bu hususlara ilişkin hukuka aykırılıkların ancak olağan ya da olağanüstü kanun yollarıyla giderilebileceği..” şeklindeki açıklamalar karşısında, …2. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.05.2018 tarihli ve 2017/358 Esas, 2018/583 sayılı kararının kesinleşmesinden önce, hükmün esasını değiştirir şekilde sanık … hakkında verilen basit yaralamaya ilişkin hükmün çıkartılarak, aynı dosyanın diğer sanığı … hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasına ilişkin aynı Mahkemenin 21.06.2018 tarihli ve tashih kararının hukukî değerden yoksun bulunduğu gözetilerek yapılan incelemede;
1) Sanığın üzerine atılı 5237 sayılı Kanun’un 86/1. maddesinde yer alan yaralama suçunun uzlaştırma kapsamında bulunduğunun anlaşılması karşısında, 5271 sayılı Kanun’un 254/1. maddesindeki, “Kamu davası açıldıktan sonra kovuşturma konusu suçun uzlaşma kapsamında olduğunun anlaşılması halinde, kovuşturma dosyası, uzlaştırma işlemlerinin 253 üncü maddede belirtilen esas ve usûle göre yerine getirilmesi için uzlaştırma bürosuna gönderilir.” şeklindeki düzenleme uyarınca uzlaştırma işleminin yapılması için dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesinde,
2) 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 225. maddesinde yer alan; “Hüküm ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir. Mahkeme fiilin nitelendirilmesinde iddia ve savunmalarla bağlı değildir.” şeklindeki düzenleme gereğince, hükmün konusu duruşmanın neticesine göre iddianamede gösterilen fiil ve failden ibaret olup, iddianamede açıklanan ve suç oluşturduğu ileri sürülen fiilin dışına çıkılarak açılmayan davadan yargılama yapılıp hüküm kurulmasının mümkün bulunmadığı gözetildiğinde, Aliağa Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 25.05.2017 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında müşteki …’e yönelik 5237 sayılı Kanun’un 86/1. maddesi kapsamında “kasten yaralama” eyleminden kamu davası açıldığı, Kanun’un 86/2. maddesi kapsamında “basit yaralama” suçundan ise 5271 sayılı Kanun’un 170. maddesine uygun olarak açılmış bir kamu davası bulunmadığının anlaşılması karşısında, hükmün konusunun iddianamede gösterilen eylemle sınırlı olduğu gözetilmeden, dava konusu dışına çıkılarak yazılı şekilde basit yaralama suçundan mahkumiyet kararı verilmesinde,
3) Kabule göre de;
Sanık hakkında basit yaralama suçundan hüküm kurulurken 5237 sayılı Kanun’un 86/2, 29/1 ve 62/1. maddeleri gereğince tespit edilen 25 gün adlî para cezasının, anılan Kanun’un 52/2. maddesi uyarınca bir gün karşılığı olarak takdir edilen 40,00 Türk lirası ile çarpılması sonucunda 1.000,00 Türk lirası adlî para cezası yerine, 1.200,00 Türk lirası adlî para cezasına hükmedilmek suretiyle fazla ceza tayininde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi gereğince anılan kararların bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:

TÜRK MİLLETİ ADINA

Mahkemece hükümden sanık … Bozkurt hakkındaki kasten basit yaralamadan kurulan hükmün çıkarılarak yerine … hakkında kasten basit yaralamadan mahkumiyet hükmü kurulmasına dair 21.06.2018 tarihli ek kararın hukuken yok hükmünde olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
İncelenen dosyada; sanık … hakkında Aliağa Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 25.05.2017 tarihli iddianamesi ile katılan …’i kasten yaralamadan 5237 sayılı TCK’nin 86/1, 53. maddeleri gereğince; talep dışı diğer sanık … hakkında ise katılan …’i kasten basit yaralamadan 5237 sayılı TCK’nin 86/2, 53. maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda sanık … hakkında aynı mağdura yönelik hem kasten yaralamadan hem de kasten basit yaralamadan mahkumiyet hükümleri kurulmuştur.
Sanık … Bozkurt hakkında kasten yaralamadan kurulan hükümde; sanığın üzerine atılı bulunan 5237 sayılı TCK’nin 86/1. maddesinde düzenlenen kasten yaralama suçunun uzlaşma kapsamında bulunduğu ve taraflara soruşturma ve kovuşturma aşamalarında usulüne uygun olarak uzlaşmak isteyip istemediği sorulmadığı anlaşılmakla;
sanık ile katılan arasında 6763 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 253 ve 254. maddeleri gereğince uzlaştırma işlemi yapılması için dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesi, uzlaştırma girişiminin başarısızlıkla sonuçlanması halinde yargılamaya devamla hüküm kurulması gerekmektedir.
Sanık … hakkında kasten basit yaralamadan kurulan hükümde ise; 5271 sayılı CMK’nin 225/1 maddesi uyarınca hükmün ancak, iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve fail hakkında verilebileceğinin düzenlenmesi karşısında, sanık hakkında düzenlenen iddianamede kasten basit yaralama suçundan sanık aleyhine açılmış bir dava olmadığı halde mahkumiyet hükmü kurulması isabetsizdir. Ayrıca anılan bu hükümde 5237 sayılı TCK’nin 86/2, 29, 62. maddelerine göre belirlenen 25 gün adli para cezasının günlüğü 20 TL’den çevrilmesi sırasında 1000 TL yerine 1200 TL adli para cezasına hükmedilmesi de isabetsizdir.
Bununla birlikte, … hakkında katılan …’i kasten basit yaralamadan 5237 sayılı TCK’nin 86/2, 53. maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle açılan kamu davası yönünden hüküm kurulmamış ise de mahkemece zamanaşımı içerisinde bir karar verilmesi mümkün görülmüştür.
Bu nedenle, Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünceler yerinde görüldüğünden; Aliağa 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.05.2018 tarihli ve 2017/358 Esas, 2018/583 Karar sayılı kararlarının 5271 sayılı CMK’nin 309/4. maddesi gereğince KANUN YARARINA BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.10.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.