YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/2095
KARAR NO : 2021/9099
KARAR TARİHİ : 28.09.2021
İNCELENEN KARARIN;
Mahkemesi :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesi : Mersin 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.11.2018 tarih ve 2017/123 – 2018/537 sayılı kararı
Suç : Silahlı terör örgütüne üye olma, Silahlı terör örgütüne üye olmamakla bilerek ve isteyerek yardım etme
(…), 20.02.2018 (…),
08.09.2014 (…)
Hüküm : 1-Sanıklar …, … ve … yönünden TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanunun 5/1, TCK’nın 53, 58/9, 62 ve 63 maddeleri gereğince mahkumiyetine dair istinaf başvurularının esastan reddi,
2-Sanık …’ın TCK’nın 220/7 maddesi delaletiyle 314/2, 220/7-son cümle, 3713 sayılı Kanunun 5/1, TCK’nın 53, 62 ve 63 maddeleri gereğince mahkumiyetine dair istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi
Temyiz edenler : Sanıklar müdafileri
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebebine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Sanık … müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin ceza miktarı itibariyle yasal şartları oluşmadığından CMK’nın 299. maddesi gereğince REDDİNE,
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
I-Sanıklar …, … ve … hakkında verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde;
Sanık …’nın çocuğunu örgüte müzahir okula göndermesinin ve bilirkişi raporuna göre örgütle iltisaklı Bank Asya nezdindeki rutin bankacılık işlemlerinin müsnet suç yönünden delil ya da örgütsel faaliyet olarak değerlendirilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
Sanık … hakkında, duruşmada dinlenilmeyen … isimli şahsın, tanık dinleme yetkisi olmayan kolluk tarafından tanzim edilen bilgi alma tutanağı şeklindeki beyanlarının hükme esas alınması ve sanık hakkında herhangi bir beyanı olmayan …’ın “sanığın 2002-2003 yıllarında Diyarbakır’da esnaflardan sorumlu olduğunu beyan ettiği” şeklinde dosya kapsamıyla uyumlu olmayan gerekçeye yer verilmesi, dosyadaki diğer deliller nazara alındığında sonuca etkili görülmemiştir.
Sanık … hakkında mevcut diğer delillerin atılı suçun sübutu açısından yeterli olduğu anlaşılmakla, istinaf aşamasında dosyaya giren ByLock tespit ve değerlendirme tutanağı beklenilmeden karar verilmesi sonuca etkili bulunmamıştır.
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanıklar …, … ve … müdafilerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden CMK’nın 302/1. maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddiyle sanıklar hakkındaki hükümlerin ONANMASINA,
II-Sanık … hakkında verilen hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
1-BDDK’nın 29.05.2015 tarihli kararı ile temüttü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna devredilen ve 22 Temmuz 2016 tarihli kararı ile de 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 107. maddesinin son fıkrası gereğince faaliyet izni kaldırılıncaya kadar yasal bankacılık faaliyetlerine devam eden, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı Asya Katılım Bankası A.Ş’de gerçekleştirilen rutin hesap hareketlerinin örgütsel faaliyet ya da örgüte yardım etmek kapsamında değerlendirilemeyeceği gözetilerek, örgüt liderinin talimatı üzerine örgütün amacına hizmet eden ve bankanın yararına yapılan ödeme ve sair işlemlerin, örgüte üye olmak suçu bakımından örgütsel faaliyet, tek başına ise örgüte yardım etmek olarak kabul edilebileceği nazara alındığında;
Sanık hakkında tanzim edilen 09.02.2018 tarihli bilirkişi raporuna göre, örgüt liderinin talimatından önceki dönemde aktif olarak kullandığı hesabına talimattan sonra da para yatırmaya devam eden, ayrıca bankanın yönetiminin TMSF’ye geçtiği 2015 Mayıs ayından sonra da aynı şekilde bu hesaba farklı meblağlarda para yatıran sanığın, hesabını rutin olarak kullandığı, örgüt liderinin talimatıyla hareket ettiğinin her türlü şüpheden uzak kesin şekilde ortaya konulamadığı, dosya kapsamından sanığın eylemlerinin, konum ve kişisel özellikleri de dikkate alındığında sempati ve iltisak boyutunda kaldığı gözetilerek atılı suçtan beraatine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Kabul ve uygulamaya göre;
a-Sanık hakkında silahlı terör örgütüne bilerek ve isteyerek yardım etme suçundan hüküm kurulurken uygulama maddesinin “TCK’nın 220/7 ve 314/3 maddeleri yollamasıyla TCK’nın 314/2. maddesi” yerine, “TCK’nın 220/7 maddesi delaleti ile TCK’nın 314/2” olarak gösterilmesi,
b-Silahlı terör örgütüne yardım etme suçundan İlk Derece Mahkemesince hüküm kurulan suç tarihinin yardım niteliğindeki en son eylem tarihi olan “08.09.2014” yerine İlk Derece ve Bölge Adliye Mahkemesi karar başlıklarında “29.09.2016” olarak yazılması,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sanık hakkındaki hükmün bu nedenlerle BOZULMASINA, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanunun 8. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanunun 304. maddesi uyarınca dosyanın Mersin 7 Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin bilgi için Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.09.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.