YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/3679
KARAR NO : 2021/4366
KARAR TARİHİ : 08.07.2021
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tahkim davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen kararın süresi içinde davacı(başvuru sahibi) vekili ile davalı (karşı taraf) vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Başvuru Sahibi (davacı) vekili, davalıya trafik sigortalı araç sürücüsünün kusurlu hareketi ile gerçekleşen kazada davacının desteğinin öldüğünü açıklayıp 41.409,32 TL maddi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı (karşı taraf) vekili, davanın reddini savunmuştur.
Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Hayetince, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre; talebin kabulü ile 41.409,00 TL’nin tahsiline karar verilmiş, anılan karara karşı itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyetince tarafların itirazlarının ayrı ayrı reddine karar verilmiş, karar, davacı vekili ile davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalmaya dayalı tazminatı istemine ilişkindir.
Davacı vekili, Norveç vatandaşı olan desteğin Türkiye’de geçirdiği kazada hayatını kaybettiğini açıklayıp desteğin ölümü ile geride kalan hak sahibi davacı eş yönünden destekten yoksun kalma tazminatı talebinde bulunmuş, Hakem Heyetince destekten yoksun kalma tazminatının hesaplanması için aktüer bilirkişiden rapor alınmış, alınan raporda, desteğin kaza tarihinde 69 yaşında olup pasif dönem içinde yer aldığı belirtilerek Türkiye’de geçerli olan asgari ücret miktarından hesaplama yapılarak, davalının sigortalısının %40 kusuruna isabet eden tazminat miktarının 41.409,00 TL olduğu hesaplanmış, anılan rapora karşı davacı vekili ve davalı vekilince itiraz edilmiş, hakem heyetince rapor karara esas alınarak yazılı olduğu üzere karar verilmiştir.
Davacı vekili, davacının eşi olan desteğin Norveç vatandaşı olup tazminat hesabında uygulanacak asgari ücret miktarının Türkiye’deki asgari ücret değil Norveç’teki asgari ücret miktarı olması gerektiği yönünde itirazlarda bulunmuştur.
Destekten yoksunluk zararının hesabında müteveffanın gelirinin belirlenmesi tazminatın doğru tespitinde önemli bir yer tutmaktadır.
Uyuşmazlık, yabancı ülke vatandaşı olan desteğin geliri esas alınırken hangi ülkedeki gelirinin esas alınacağı noktasında toplanmaktadır.
Türkiye’de ikamet eden yabancı uyruklu vatandaşlar, Türkiye’de resmi bir geliri yoksa ve emsal meslek olarak bir gelir ispatlama imkanı yoksa “Türkiye’de ikamet ettiği için Türkiye’nin asgari ücret dikkate alınması” gerekir; Türkiye’de ikamet etmeyen yabancı uyruklu vatandaşlar ise, yabancı ülkede resmi geliri varsa bu geliri ispat etmesi halinde bu geliri dikkate alınır, bu geliri ispat edemezse ikamet ettiği ülkenin Asgari ücreti araştırılarak bu ücret dikkate alınması gerekir.
Dosya kapsamında desteğin Türkiye’de ikamet edip etmediği yönünde bir araştırma, inceleme yapılmamış olup bu nedenle desteğin Türkiye’de ikamet edip etmediği anlaşılamamaktadır. Eksik inceleme ile karar verilemez.
Buna göre desteğin gelirine ilişkin hesaplama yapılırken öncelikle desteğin Türkiye’de ikamet edip etmediğin araştırılması gerekmektedir. Bu doğrultuda, desteğin Türkiye’de ikamet etmek amacı ile yerleşip yerleşmediği, yılın hangi zamanlarında Türkiye’de kaldığı, ülkesine gidip gelme süreleri gibi hususlar araştırılarak öncelikle desteğin Türkiye’de ikamet edip etmediğinin belirlenmesi; Türkiye’de ikamet ettiğinin anlaşılması halinde tazminat hesabında Türkiye’de geçerli asgari ücret miktarlarının esas alınması, Türkiye’de ikamet etmediğinin anlaşılması halinde ikamet ettiği ülkesinin asgari ücret miktarının esas alınarak tazminat hesabı yapılmak üzere kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2-Davalı vekilinin kusura ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Hakem Heyetince kusura ilişkin olarak alınan raporda, meydana gelen kazada desteğin kusurunun %60 oranında, davalıya sigortalı aracın sürücüsünün kusurunun %40 oranında olduğu belirlenmiş, anılan rapora karşı davalı vekilince, aynı olaya ilişkin başka bir dosyada desteğin kusur oranının %75, müvekkiline sigortalı araç sürücüsünün kusur oranının %25 olarak belirlendiği ve her iki rapor arasında çelişki bulunduğu gerekçesi ile itiraz edilmiş olup anılan itiraz üzerinde durulmaksızın ve çelişkiler giderilmeksizin karar verilmesi de doğru görülmemiştir.
Buna göre, davalı vekilince ileri sürülen diğer dava dosyasının getirtilerek her iki rapor arasındaki çelişkilerin giderildiği ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmek üzere de kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
3-Davalı vekilinin vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sigorta Tahkim Komisyonu Hakem Heyeti tarafından, başvurunun kabulü ile 41.409,00 TL tazminatın tahsiline ve kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına 4.905,00 TL vekalet ücretine karar verilmiştir.
Sigortacılık Kanununun 30. maddesinin 17. fıkrası ve 19/01/2016 tarihli, 29598 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliğin 16. maddesinin 13. fıkrasında vekalet ücretine ilişkin düzenleme getirilmiş, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT’nin 17. maddesi, 2. fıkrasında da, vekalet ücretinin tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen ücretin altında kalmamak kaydıyla karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir.
Bu durumda, İtiraz Hakem Heyetince başvuru sahibi lehine vekalet ücretine karar verilirken Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliğin 16. maddesinin 13. fıkrasının uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT’nin 13. maddesi ve AAÜT’nin 17. maddesi
2. fıkrası gereğince, maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla, hesaplanan vekalet ücretinin 1/5’i oranında vekalet ücretine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde tam nisbi vekalet ücretine karar verilmesi de doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin, (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı ve davalıya geri verilmesine 08/07/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.