Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2020/5016 E. 2021/3458 K. 31.03.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/5016
KARAR NO : 2021/3458
KARAR TARİHİ : 31.03.2021

MAHKEMESİ :TÜKETİCİ MAHKEMESİ

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı şirket vekili ,davalının … … Model sıfır kilometre aracı şirketlerinden satın almak istediğini, davalı ile 37.535,00-TL+ÖTV+KDV olmak üzere toplam 62.007,82-TL anahtar teslim fiyatı olarak anlaşıldığını, davalının kredi kullandığını ve borcunun 20.000,00-TL’sini ödediğini, aynı gün irsaliyeli fatura kesildiğini, aracın davalıya teslimi ile birlikte tescili de yapılarak devrinin tamamlandığını, ancak kalan bedelin ödenmediğini, bu nedenle karşı tarafa söz konusu ödemenin yapılması için ihtarname çekildiğini, muhataba ihtarname teslim edilmesine rağmen ödeme yapılmaması üzerine davalı aleyhine Konya 8. İcra müdürlüğünün 2013/6298 esas sayılı dosyası ile başlattıkları icra takibine vaki itirazın iptali ile %20 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, bedelin 22.000,00-TL’sini çekilen kredi ile kalan kısmını ise peşin olarak ödediğini belirterek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne, Konya 8.İcra Müdürlüğünün 2013/6298 esas sayılı dosyasına yönelik davalının itirazının iptali ile takibin devamına, asıl alacağın %20’sine tekabül eden 8.400,00 TL kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiş,hüküm; davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalının tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 73/2. maddesinde, “Tüketici mahkemeleri nezdinde Bakanlık, tüketiciler ve tüketici örgütleri tarafından açılan davalar 2/7/1964 tarihli 492 Sayılı Harçlar Kanununda düzenlenen harçlardan muaftır.” düzenlemesine yer verilmiştir.
Buna göre, davalı tüketici harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına ve davacının başlangıçta yatırdığı 24,30 TL başvuru harcı, 717,30 TL peşin harcın karar kesinleştiğinde istek halinde davacıya iadesine karar verilmesi gerekirken, anılan yasal düzenleme gözetilmeksizin davalının harçtan sorumlu tutulması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte belirtilen nedenlerle davalının temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte belirtilen nedenle hükmün 2. fıkrasında yer alan “24,30 TL başvurma harcı ile 2.869,02 TL ilam harcı olmak üzere toplam 2.893,32 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,” cümlesinin hükümden çıkarılmasına ve yerine “davalı, harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, başlangıçta alınan 24,30 TL başvuru, 717,30 TL peşin harç olmak üzere toplam 741,60 TL harcın istek halinde davacıya iadesine,” cümlesinin yazılmasına, hükmün bu şekilde düzeltilerek ONANMASINA, 6100 sayılı HMK’nın Geçici Madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK’nın 440. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 31/03/2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.